Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/689 E. 2026/302 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/474 E., 2024/296 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili Antakya ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 1 08... parsel sayılı 292,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasıfyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapılarak 16.08.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Aynı yörede 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılarak 15.05.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 08... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/153 Esas, 2017/780 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2018/1277 Esas, 2020/4670 Karar sayılı ilamıyla "...İlk Derece Mahkemesince taşınmazın evveliyatında hangi nedenle tescil harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmadığı; taşınmazın evveliyatının imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlanıp tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve geçici 8. madde uyarınca yapılan kadastro çalışmalarına kadar davalı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14... . maddelerinde öngörülen iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmadığı; Mahkemece taşınmaz başında beyanına başvurulan yerel bilirkişinin soyut ve uyuşmazlığın çözümüne son derece elverişsiz beyanı ile yetinildiği; orman yönünden inceleme konusunda uzman olmayan zirai bilirkişisi tarafından yapılmış ve bu husustaki zirai bilirkişi raporu Mahkemece hüküm gerekçesine esas alındığı; öte yandan davacı Hazinenin; davalı tarafın dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli değil fer’i nitelikte olduğu, zira davalı tarafın ecrimisil ödemek suretiyle taşınmaz üzerinde zilyetliğini sürdürdüğü iddiasında bulunmuş olup, bu hususta da yöntemince araştırma ve inceleme yapılmadığı..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...yapılan yargılama sonucunda, ...'ın Hazinenin üstün (mülkiyet) hakkını kabul etmediği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın kültür arazisi özelliğinde olduğu, 20 yılı aşkın süredir nisasız ve fasılasız kullanıldığı, imar ve ihya edildiği, çevresi ile birlikte orman bütünlüğünü oluşturmadığı, kadimden beri ziraat arazisi olarak kullanıldığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davalı lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§