Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/674 E. 2026/162 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/313 E., 2024/1490 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/140 E., 2023/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 19... parsel sayılı 2.527,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla ... ve ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 19... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, bu yerin orman olma ihtimalinin de olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmaz hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar duruşmadaki beyanlarında; dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan eski tarlaların 1984 tarihli hava fotoğrafında da net bir biçimde göründüğü, bu itibarla dava konusu taşınmazın tespit tarihinden geriye dönük 15, 20... yıllık süre içerisinde mevcut tespit tarihinden 20 yıl geriye doğru yakınlığı sebebiyle en belirleyici olan 2002 tarihli hava fotoğraflarında zirai faaliyete konu edildiği, imar ve ihyasının 2002 yılından önce tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amaca uygun bir şekilde kullanıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, 18.09.2023 tarihli keşfe göre yerel bilirkişi beyanları ve teknik bilirkişi raporlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan şartların davalılar lehine gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın reddine, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazı gösterir fotoğraflara göre 20 02... yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu taşınmazın kuzeyi, güneyi, doğu ve batı sınırında yığma taş duvarlar ile çevrili olduğu, yığma taş duvarın taşınmazın çevresini harici alemle ilişkisini kesecek biçimde olduğu, taşınmaz bir bütün olarak değerlendirildiğinde 2002 yılı öncesi imar-ihya çalışmasına konu edildiği ve 20 02... yıllarında tarımsal amaçlı olarak zirai faaliyetlerin yapıldığı, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.10.2023 tarihli rapora göre; 1 19... parsel sayılı taşınmazın orta derin (30- 40 cm) killi-tınlı toprak profiline sahip, eğiminin %1-3 arasında düz eğimli olduğu, taşınmazın yüzeyinde hasat edilmiş buğday anızlarının olduğu, taşınmazın yüzeyinde taş, kaya, çalı ve orman ağaçları varlığı ve mera bitki örtüsüne rastlanmadığı, taşınmaz içerisinde ve sınırlarında öbekler halinde toplanmış taşlar olduğu, komşu tarımsal faaliyet yapılan taşınmazlar ile topografik özelliklerinin benzer olduğu, taşınmaz yüzeyinde irili ufaklı taş parçalarının olduğu, ancak bu taşların tarımsal faaliyet yapmaya engel teşkil edecek büyüklük ve yoğunlukta olmadığı, taşınmazın kuru tarım arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın doğu, güney ve batısında bulunan ham toprak niteliğindeki 1 19... parsel ile bir kısmında yığma taş duvar, bir kısmında ise yol ile sınır oluşturduğu, yığma taş duvar olan kısım ile kot farkı ile ayrıldığı, topoğrafik özelliklerinin farklı olduğu, kuzey sınırında bulunan susuz tarla niteliğindeki 1 19... parsel ile bir bütün olarak kullanıldığı, ayırt edici sınır bulunmadığı, topografik özelliklerinin benzer olduğu, kot farkı olmadığı, 2002 yılı öncesi imar-ihya çalışmasına konu edildiği, bu durumda 19 84... yılları arasında imar-ihyanın tamamlanmış olabileceği, 20 02... yılları hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapıldığı, imar-ihyanın tamamladığının görüldüğü, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik zilyetliğinin bulunmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıcı, devamı ve halihazır durumunun gereği gibi araştırılmadığını, imar-ihya şartlarının da yerine getirmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§