"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/469 E., 2025/1421 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8331 parsel sayılı 826,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi verilmek suretiyle kullanıcısız olarak, tarla vasfıyla 23.10.2014 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili kadastro mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; vekil edeni olan davacının, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi/köyü 8331 parsel sayılı taşınmazın 416,57 metrekaresini daha önceki zilyedi olan ... ve ... 'den 12... tarihinde bedeli karşılığında satın aldığını, zilyetliğinin 1988 tarihinden itibaren devam ettiğini, ancak kullanım kadastrosu tespitinde bu kısmın eksik yazıldığını ileri sürerek, söz konusu taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile, davacının davalı ... İdaresi aleyhine yöneltmiş olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine yönelttiği davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 8331 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "Bu taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından tanzim olunan 01.02.2019 tarihli rapor ve krokisinde (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen toplamda 416,49 metrekarelik kısmının ...'nın kullanımındadır." ibaresinin şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2020/1057 Esas, 2022/2626 Karar sayılı önceki kararı ile, "... yapılan keşif sonucu davacının hak talep ettiği kısımların fen bilirkişisi tarafından ölçülerek (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen toplam 416,49 metrekare tespit edildiği, davacının dava konusu ... numaralı parselin kalan kısmında (409,55 metrekarelik kısımda) herhangi bir hak talebinin bulunmadığı, ... numaralı parselin dava konusu edilen ve (A) harfiyle gösterilen 121,01 metrekarelik kısmında davacının tarımsal faaliyet ve imar-ihya çalışmalarının olduğu başta bilirkişi raporları olmak üzere tüm dosya kapsamı ile sabit bulunduğundan bu kısma yönelik davanın kabulünde herhangi bir isabetsizlik olmadığı, ancak davacının hak talep ettiği (B) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımlarda davacının herhangi bir kullanımının bulunmadığı, bu kısımların dik ve yüksek meyilli olduğu, çamlık, makilik, taşlık ve kayalık niteliğinde bulunduğu ..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının Orman İdaresi aleyhine yöneltmiş olduğu davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacının Hazine aleyhine yönelttiği davanın kısmen kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 8331 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, "Bu taşınmazın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 01.02.2019 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 121,01 metrekarelik kısmı ...'nın kullanımındadır." ibaresinin şerh düşülmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli önceki kararı, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2023 tarihli ve 2023/709 Esas ve 2023/6826 Karar sayılı ilamıyla; ''... Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 121,01 metrekarelik kısmının davacı tarafından tarımsal faaliyette bulunulmak suretiyle kullanıldığı gerekçesiyle, bu bölüm yönünden lehine kullanıcı verilmesine hükmedilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşifte ve duruşma sırasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, soyut nitelikte olduğu gibi, davacının taşınmaz bölümünü ne amaçla ve ne nitelikte kullandığı açıklanmamış, yine, keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporunda da, taşınmaz bölümünün üzerinde ne olduğu, bahçe olarak kullanılıyor ise, içerisinde ağaç vb olup olmadığı, ne amaçla ve nitelikte kullanıldığı açıklığa kavuşturulmamış, dosyaya eklenen fotoğraflar da taşınmaz bölümünün kullanımın durumunu gösterecek ve kullanıma ilişkin beyanları ve raporları denetlemeye olanak verecek şekilde düzenlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaza ait ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi bilirkişisi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, temyize konu taşınmaz bölümünün niteliği, tespit günü itibariyle taşınmaz bölümünde fiili kullanım bulunup bulunmadığı, mevcut ise kullanımın ne şekilde olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 6. maddesi hükmü gözetilerek 31.12.2011 tarihini ve kullanım kadastrosunun yapıldığı 2014 yılını kapsayan ortofoto ve uydu fotoğraflarını da uygulamak suretiyle, 31.12.2011 tarihi ve kullanım kadastrosu tespit tarihi itibariyle temyize konu taşınmaz bölümünün niteliği ve kullanım durumu ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz bölümünün ve çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmaz bölümünün sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli ve bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. ...'' denilerek bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... (A) harfiyle gösterilen 121,01 metrekarelik kısımda da 20 11... yıllarında yapılan kullanım kadastrosu tespit tarihine göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun kabul ettiği manada ekonomik ve tarımsal amaca yönelik davacı kullanımının bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın niteliğine göre davalı ... İdaresi yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer davalı ... yönünden davanın kanıtlanamadığından esastan reddine, davacının davalı ... İdaresine yönelttiği dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... İdaresine ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin eksik tayin edildiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ... İdaresi lehine vekalet ücretinin eksik tayin edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamın uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.