Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6258 E. 2026/303 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/14 E., 2025/103 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Mardin ili ... ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5304 sayılı Kanun ile Değişik 4. maddesine göre yapılan çalışmada dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilerek 22.08.2008-23.09.2008 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Ancak süresi içerisinde dava dışı tespite itiraz davası açıldığından tespit kesinleşmemiştir. Davacının bozma sonrası keşifte gösterip dava konusu ettiği 1 01... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına 08.09.2009 tarihinde tesis kadastrosuna istinaden tescil edildiği ve 28.08.2015 tarihinde ... adına satış suretiyle devredildiği, halihazırda taşınmazın dava dışı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

2. Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği 12 dönümlük bağın kendisine dedesinden miras yolu ile geçtiğini, ancak kadastro neticesinde orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini belirterek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu taşınmazla ilgili Kadastro Mahkemesinde devam eden dava olduğundan dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/142 Esas, 2014/192 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 1 01... sayılı parsel içinde kalan fen bilirkişinin 06.06.2012 tarihli krokili raporunda ... olarak gösterilen 8.019,51 m²lik alanın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, geri kalan kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve ... İdaresi vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/157 29... /3377 Karar sayılı ilamıyla "...1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan 2015/47 Esas numaralı dava dosyası ile aynı parsel hakkında açılan başka dava dosyaları da varsa HUMK'nın 45. maddesi uyarınca davalar birleştirildikten sonra, tarafların tüm delilleri birlikte toplanıp, taşınmazlar başında yapılacak keşif ile dava konusu yerlerin belirlenerek, dava konusu yerlerin aynı krokide gösterildiği bilirkişi raporları alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mahallinde yapılan keşifte davacının 17.06.2009 tarihli celsede bildirdiği 1 01... parselin kadastro bilirkişisince tespit edilen yerle alakasının olmadığı, son keşifte gösterilen yerin 1 01... parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacının 30.11.2021 tarihli celsede bozmadan önce ve bozmadan sonraki keşifte aynı yeri göstermesine rağmen neden bu farklılığın ortaya çıktığını anlamadığını belirttiği, dava konusunun değiştirilmesi mümkün ise de taraf değişikliği yapılması mümkün olmadığı ve tespit maliki aleyhine şartların oluşması durumunda genel mahkemede her zaman dava açma imkanının bulunduğu..." gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, davalılar ... ve ... İdaresi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ret sebebi ortak olan davalılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin yetersiz olduğunu beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§