"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/992 E., 2022/414 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1982/5 E., 2019/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... mirasçısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı Hazine vekiline Bölge Adliye Mahkemesi kararının 13.06.2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla yapıldığı, tebligatın usulüne uygun olup olmadığının denetlenebilmesi için Dairemizce geri çevirme yapılarak, tebliğ yapılan tarihte vekilin görevde olup-olmadığı hususunun sorulduğu, gelen yazı cevabı uyarınca vekilin tebliğ yapıldığı tarihte görevde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda usulüne uygun tebliğe rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmediği anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin (farklı vekil) geri çevirme sonrası yapılan tebligat üzerine verdiği temyiz dilekçesinin reddine, asli müdahil ... mirasçısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 38.7 50... .125 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, komşu taşınmazların miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir.
2. Davacı ... ve arkadaşları, tapu ve vergi kaydına dayanarak, ... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Yargılama sırasında ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, ... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının keşif esnasında uygulandığı ancak bu kayıtların niza konusu parsellere uymadığı, bu uygulamanın tüm komşu parsel uygulamaları ile de teyit edildiği, bu hususla ilgili fenni bilirkişisinin ibraz etmiş olduğu 20.06.1983 tarihli krokili raporunda, nizalı 6 numaralı parselin ... ve arkadaşları tarafından, 5 numaralı parselin ise ... ve diğer arkadaşları tarafından kullanıldığının bildirildiği, aynı şekilde, 30.10.2018 tarihinde yapılan keşif ile temin edilen 03.12.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda ve 18.09.2019 tarihinde yapılan keşif ile temin edilen 07.10.2019 tarihli fen bilirkişi raporu ile davacılar ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları ile katılanlar ... ve arkadaşlarının taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1 maddesinde belirtilen şartlar dahilinde, tespit tarihinden önceki 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu, bu davacıların zilyetlikten edinilen başkaca taşınmazının bulunmadığı, taşınmazların zilyetlik ile edinilebilecek taşınmazlardan olduğu" gerekçesiyle davacı ...'nun davasının reddine, davacı ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile dosyadaki davacılar arasında resen yapılan pay hesabı doğrultusunda, taşınmazın tamamı 90 pay kabul edilerek, ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın taraflarından davacı ... ve arkadaşlarının tapu ve vergi kaydına dayalı olarak açtıkları davanın reddine karar verildiği halde istinaf isteminde bulunmadıklarından ve davalı Hazinenin de usulüne uygun tebligata rağmen aleyhine hükmü istinaf etmediğinden istinafa konu uyuşmazlığın istinaf sebepleriyle bağlı kalınarak zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği; bu kapsamda istinaf edenler müdahil ... ve arkadaşlarının dava konusu taşınmazların tamamı üzerinde zilyet olduklarının ispat edilememiş olmasına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazların sadece vekil edenleri tarafından kullanıldığının ispatlandığını, bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... mirasçısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.