"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/271 E., 2024/456 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... 24.09.2010 tarihli dava dilekçesinde; tapuda adına kayıtlı bulunan ... köyü 1 10... ve 1 08... sayılı parsellerin orman ile ilgisi olmadığı halde, davalı yönetimin istemiyle tapu kaydının beyanlar hanesine orman ile ilgisi olduğu yönünde şerh konulduğunu ileri sürerek, kanuna aykırı olarak konulan bu şerhin silinmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar aşamalardaki beyanlarında; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli ve 2017/41 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/6342 Esas, 2021/1434 Karar sayılı ilamı ile "taşınmazın olduğu yerde 1991 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosuna ait taşınmazların olduğu yeri gösterir orjinal orman tahdit haritasının getirtilmediği, orman kadastro tutanakları ile orman kadastro haritası arasında çelişki olduğu hallerde tutanakların düzenlenmesine esas memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak orman sınır noktalarının yerlerinin belirlenmesi gereğine değinildiği halde memleket haritası ve hava fotoğrafı incelemesinin yapılmadığı belirtilerek yeniden keşif yapılması, orjinal orman tahdit haritasında orman sınır noktaları ile tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktalarının yerlerinin belirlenmesi, tutanak ve haritalar arasında çelişki olduğunun belirlenmesi halinde memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak orman sınır noktalarının gerçek yerinin belirlenmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime elverişli bilirkişi raporuna göre orman kadastrosunun yapımına esas memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanmak sureti ile patika yol ve kıvrım yaptığı yerler tespit edilerek orman sınır noktalarının yerlerinin belirlendiği 04.01.2024 tarihli raporda dava konusu 1 10... ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların orman alanında belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, hükme esasa alınan raporun bozma ilamının gereklerini karşılamadığını, kaldı ki raporlarda taşınmazların kısmen orman alanında kaldığı bildirildiği halde gerekçe kısmında taşınmazların tamamının orman alanındaymış gibi gerekçe yazıldığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıklarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, hükme esas alınan denetime elverişli 04.01.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, dava konusu taşınmazların 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman sınırı içinde bulunduğunun belirlendiğine, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.