Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5895 E. 2026/232 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1588 E., 2025/1197 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/63 E., 2022/272 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ile ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan tapulama çalışmaları 16.01.1971 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiş, ... Mahallesinde bulunan ormanların 6831 sayılı Orman Kanun'una (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2896 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları 6 numaralı orman kadastro komisyonunca 22.10.1984 tarihinde bitirilerek, 30.05.1985 tarihinde ... Köyü Tüzel Kişiliğinde askı suretiyle ilan edilmiş ve 30.05.1986 tarihi itibarıyla da kesinleşmiştir. Dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmaz ise ... Devlet ormanı sınırları içerisinde kalmış ve 2015 tarihinde ise 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması sonucunda da dava konusu taşınmaz yine ... Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı ve 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmadığı bu çalışmada 09.03.2018 tarihinde ... Mahallesi .. Kişiliğinde askı suretiyle ilan edilerek kesinleşmiştir.

2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki ... Devlet ormanında bulunan taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına yapılan tespitine itiraz ettiklerini belirterek, müvekkilleri adına payları oranında tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parseller memleket haritası ve orman kadastro tutanaklarında yeşil alanda olduğunu, orman muhafaza karakterini taşımakta olduğundan 2/B'ye çıkarılma şartlarını taşımadığını ve 2/B'ye çıkarılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen "Ek madde 4" hükümlerince 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ve fiili kullanım durumları dikkate alınarak yapılan tespitin askıya çıktığını, dava konusu taşınmazın orman olarak Hazine adına tescilli olduğunu, bu taşınmazların zilyetliğe veya satışa konu olmasının imkansız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin ... Mahallesinde 6 numaralı orman kadastro komisyonunca 22.10.1984 tarihinde orman kadastro çalışmaları yapılıp ilgili dava konusu yerin ... Devlet ormanı sınırları içerisinde yer aldığı ve ilgili kadastro çalışmalarının yapıldığı bölgede 30.05.1985 tarihinde ilan edildiği ve 30.05.1986 tarihinde kesinleştiği, yukarıda da belirtildiği üzere 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrası gereği işbu orman kadastro tutanaklarına karşı da hak iddia eden kişi ve/veya kişilerin 10 yıllık hak düşürücü sürelerinin olduğu, eldeki davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı sabit olmakla davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, yargılama sırasında vefat eden davacı ... tarafından açılan davanın murisleri davacılar ..., ... ve ... tarafından takip edilmemesi üzerine açılan davanın 07.03.2022 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ile ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, zira kadastro tespitine itirazın olup olmadığı, tespitin kesinleşip kesinleşmediği, müvekkillerin kadastro tespitinden haberdar olup olmadığı hususlarında gerekli araştırmayı yapmadan hüküm kurulduğunu, eldeki dava da bu sebeple hak düşürücü süre yönünden ret kararı verilmesi hukuka aykırı olup, hak düşürücü sürenin geçmediğini, hem de kabul anlamına gelmemekle birlikte hak düşürücü süreyi kesen durumların söz konusu olduğunu, bu konu hakkında da gerekli araştırmalar ve incelemeler yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş ve bilirkişi tarafından dava konusu arazide uzun süredir tarımsal faaliyetin yapılmaması nedeniyle arazide yabanlaşma meydana geldiği yönünde kanaat oluşturulmuş olsa da arazi üzerinde sürekli bakıma ihtiyaç duyan ve gübrelenmediğinde veya budama işlemleri yapılmadığında ağacın kuruyup ölmesine sebep olan fındık ağaçlarının keşif tarihinde hala bulunuyor olması, müvekkillerin dava konusu arazinin bakımını yaptıklarını ve bilirkişinin yabanlaşma meydana geldiği yönündeki kanaatinin hatalı olduğunu, arazinin ortalama eğiminin %25-30 civarında olduğu ve bu sebeple de arazideki toprağın orman toprağı vasfında olduğu ifade edilmiş ancak bilirkişinin bu veriye eğim ölçer aletle mi ulaştığı yoksa daha önce tespit edilmiş olan eğim bilgisinin rapora doğrudan mı geçirdiği hususunun belirtilmediğini, bilirkişi tarafından tanzim edilen 28.02.2022 tarihli raporda ise birtakım harita ve fotoğraflara yer verilmişse de dava konusu taşınmazın en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi gerekirken ilgili raporda bu hususun eksik bırakıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın esastan reddi gerektiğini, davacıların hak iddia ettikleri yer, Devlet ormanı içerisinde kalmakta olup, bu husus tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ancak Yargıtay 8. Hukuk Dairesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair karar yerinde görülür ise, Hazine lehine maktu değil, nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ile ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılar ... ile ...'den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§