Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5740 E. 2026/38 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/247 E., 2024/370 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro (yeni 282 27... parsel) sonucunda, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 65 parsel sayılı 136.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek taşlık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2.Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 119.061,00 metrekarelik kısmı kesinleşmiş orman sınırında iken 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğunu, 2924 sayılı Kanun yürürlükte iken taşınmazın kullanım durumuna göre hak sahipliği tespiti yapıldığını ve rayiç bedelleri de tespit edilip ödendiğini ancak tescil işlemi yapılmadığını belirterek, bedeli ödenen yerlerin müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2018/97 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

III. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararına karşı davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/986 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli kararının davalı Hazine vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2024 tarihli ve 2022/2131 Esas, 2024/1141 Karar sayılı ilamıyla "Dava konusu taşınmazın bedelini ödeyen davacının adına gerek tespit gerekse tescil işlemi yapılmamasının idari bir işlem olduğu, bu işleme yönelik itirazları incelemek konusunda idari yargı yolunun görevli olduğu, İlk Derece Mahkemesince, yargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemenin kendisini görevli görerek, davanın kabulüne karar verilmesinin yanlış olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu taşınmazın bedelini ödeyen davacı adına gerek tespit gerekse tescil işlemi yapılmamasının idari bir işlem olduğu, bu işleme yönelik itirazları incelemek konusunda idari yargının yolu görevli olduğu" gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: mülkiyet hakkına istinaden açılmış tapu tespit ve tescil talepli özel hukuka ilişkin mal varlığı ile ilgili bir dava olduğunu, yargının görevli olduğunu, vekalet ücreti yönünden de kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 119.061,00 metrekarelik kısmının kesinleşmiş orman sınırında iken 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğunu, 2924 sayılı Kanun yürürlükte iken taşınmazın kullanım durumuna göre hak sahipliği tespiti yapıldığını ve rayiç bedelleri de tespit edilip ödendiğini ancak tescil işlemi yapılmadığını, bedeli ödenen yerlerin müvekkilleri adlarına tescili gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre satılan ve takdir edilen parası Hazineye ödenen taşınmazı, satın alan kişinin taşınmazda zilyet olduğunun tespiti istemine yönelik davada adli yargının görevli olup olmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§