Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5515 E. 2026/465 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/229 E., 2024/150 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacılar vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sonucunda, .. ili ... ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 332 parsel sayılı taşınmaz, bağ vasfıyla davacıların murisi adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; .. ili ... ilçesi .. Mahallesinde bulunan 332 parsel sayılı taşınmazın, yörede 1998 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olmadığı halde orman sınırı içine alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, orman kadastrosunun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2014 tarihli ve 2011/89 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve 2021/8527 Esas, 2022/4676 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 17.06.2025 tarihli ve 2024/5040 Esas, 2025/4604 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman tahdidine itiraz istemine ilişkindir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1998 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman vasfında olduğu, evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki; 13.06.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 14.842,52 m² yüzölçümündeki bölümünün orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı, 1952 tarihli hava fotoğrafında bu kısmın orman alanı olarak gözüktüğü, 1957 tarihli memleket haritasında kuzey bölümünün çitle çevrili olduğu, bu alan içerisinde bağ işareti, çalı ve orman ağacı işaretlerinin bulunduğu, yeşil renkle boyalı olduğu, 1976 tarihli memleket haritasında kısmen orman alanı ve kısmen de orman içi açıklığı olduğu, 18.12.2013 tarihli bilirkişi kurul raporunda taşınmazın içerisinde 60 adet aşılı 50 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, ormanlık olan ve kızılçam ağaçları ile kaplı alanda ağaçların yaşının 20-30 yaşında olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında yeşil, bağlık, zeytinlik alan içerisinde kaldığı, çevreden gelen tohumlama ile ormanın oluştuğu, 1952 tarihli hava fotoğrafında açıklık, bağlık alana olarak gözüktüğü, 2008 tarihli uydu fotoğrafında batı tarafının açıklık, doğu tarafının ormanlık alan içerisinde kaldığı, parsel içerisindeki kızılçam ağaçlarının 20-25 yaşlarında olduğu ve çevreden gelen tohumlardan oluştuğu, taşınmazın orman sayılmayan alan olduğu; 02.01.2024 tarihli bilirkişi kurul raporunda 1940, 19 53... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın üzerinde seyrek orman ağaçlarının bulunduğu ve genelinde ise açık tarım arazisi olduğu, 19 76... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın üzerinde çalılığın ve orman ağaçlarının daha sık olduğu, 1940 tarihli hava fotoğrafındaki ağaçların 20-25 yaşlarında, orman çalılarının ise 10-15 yaşlarında olduğu, orman çalılarının ve ağaçlarının küme halinde bulunduğu, 1953 tarihli hava fotoğrafında kısmen 6-7 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, kısmen de orman ağaçları ve çalıların kümeler halinde bulunduğu, 1968, 19 76... tarihli hava fotoğraflarında da zeytin ağaçları ile orman ağaçları ve çalıların hala gözüktüğü, taşınmazın hava fotoğraflarında Devlet ormanı olarak gözükmesi sebebi ile Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle raporlar arasında açık ve giderilmemiş çelişkiler olduğu anlaşılmış olup buna rağmen İlk Derece Mahkemesince, söz konusu çelişkiler giderilmeksizin ve bilirkişi raporları arasındaki farklılıklar değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Oysa ki İlk Derece Mahkemesince taşınmazın öncesinin ne olduğu ve orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan kısmının açıkça ortaya konulması zorunludur.

O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilip, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde gösterilmeli; getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (..-.. veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarında stereoskop aletiyle üç boyutlu inceleme yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuşsa imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını, gerçek eğime göre teraslanmak suretiyle eğimin azaltılmasının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği de gözetilerek taşınmazın öncesinin orman veya 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan ve dolayısıyla orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirten ve önceki bilirkişi raporları arasındaki mevcut çelişkileri gideren, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 17.06.2025 tarihli ve 2024/5040 Esas, 2025/4604 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harcının istek halinde ilgililerine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§