"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/204 E., 2025/185 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili, Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1963 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan dava konusu taşınmaz bölümü ile yine aynı tarihte kadastro harici bırakılıp 27.04.2012 tarihinde tarla vasfıyla 749 parsel numarası altında 6.565,20 metrekare yüzölçümlü olarak ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın bir bölümü hakkında, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında taşlık, kayalık, çalılık ve fundalık olması sebebiyle tespit harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu sebeple taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığını belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmişlerdir.
2. Davalılar ... ve ... vekilleri; açılan davada müvekkilleri belediyelere husumet yöneltilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/28 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 18.03.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici yerin davacı adına tesciline, dava konusu 749 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan ve (C) harfi ile gösterilen 211,31 metrekarelik bölümün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2018/1784 Esas, 2021/641 Karar sayılı ilamı ile yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman vasfında olup olmadıkları ve taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yöntemince araştırma yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, imar ihyaya muhtaç oldukları anlaşılan taşınmaz bölümlerinin davacıların murisi tarafından 1963 yılından beri imar ve ihya edilmeye başlandığı, tarım arazisi haline getirilerek kullanılmaya devam edildiği, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre orman sayılmayan yerlerden oldukları ve ziraat arazileri olarak sınırlandırılan alanda kaldıkları, (A) ve (A1) ile gösterilen alanların 1975 yılında üzerindeki çalı ve makilik bitki örtüsünün temizlenerek imar ihyaya konu olmaya başladığı ve 1982 yılında ağaç dikmek ve tarla açmak sureti ile imar ihyasının tamamlandığı, davanın açıldığı 2012 yılından 40 yıl önce kuru tarıma açıldığı, aralıksız olarak günümüze değin, ağaç dikmek, mısır vb. sebzeler ekilmek sureti ile kullanıldığı, (C) ve (C1) alanlarının ise 1975 yılında çalılık, patika yol ve kullanımsız durumda iken imar ihyasının 19 75... yılları arasında başladığı ve 1982 yılında çalılık olan kesimlerinin tamamen temizlenerek imar ihyanın tamamlandığı, bu kısımların da dava tarihi 2012 yılından en az 30 yıl önce kuru tarıma açılarak aralıksız şekilde günümüze değin, mısır vb. sebzeler ekilmek sureti ile kullanıldıkları, 1992 yılı hava fotoğrafında bu bölümlerin tamamının açıklık ve tarla durumunda oldukları, hava fotoğrafları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, taşınmazların etrafında tarla, bahçe, sera ve mesken olarak kullanılan evlerin ve ticarethanelerin bulunması, toprak yapısı, bitki örtüsü ve topoğrafik özellikleri açısından tüm özellikleri ile yapılan değerlendirmede, zilyetliğin tarla ve meyve bahçesi şeklinde nizasız ve fasılasız olarak günümüze kadar devam ettiği, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek özel mülkiyete konu yerlerden oldukları, taşınmazlar arasında fiili bir sınır bulunmadığı ve bir bütün olarak kullanıldıkları, taşınmazın komşu taşınmazlarla aralarında belirgin sınır hattı olarak yol ile ayrıldığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili ... ilçesi .../... Mahallesinde bulunan ve dosyaya sunulan 12.07.2024 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 398,08 m² ve (A1) harfi ile gösterilen 578,66 m² yüzölçümlü arsa vasıflı bölümlerin davacılar ..., ... ve ... adlarına 1/3’er pay oranında tapuya tesciline; aynı rapor ve krokide 749 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (C) harfi ile gösterilen 115,91 m² ve (C1) harfi ile gösterilen 95,40 m² yüzölçümlü arsa vasıflı bölümlere ilişkin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ..., ... ve ... adlarına 1/3’er pay oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL onama harcının temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığından alınmasına
Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarında Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.