Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4944 E. 2026/391 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/254 E., 2025/7 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... 29.04.2003 tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 4 48... parsellerin doğusunda yer alan bir parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek taşınmazın adına tescilini istemiş; yargılama esnasında 23.05.2004 tarihinde vefatı ile mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur.

II. CEVAP

Davalılar, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu sebeple taşınmazın imar, ihya ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın bir bölümünün 1986 yılında 3290 sayılı Kanun ile Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 Sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 10/C maddesi uyarınca ... Belediye Başkanlığı adına tapuya kaydedilen 931 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kaldığı ve bu taşınmaza yönelik açılan davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, aynı zamanda kayıt malikine yönelik usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı; bu parsel dışında kalan ve 12.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B), (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise halen tescil harici yerlerden olduğu ve bu bölümlerin zilyetlikle iktisaba konu edilemeyecek oranda küçük alanlar olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.02.2023 tarihli ve 2021/12200 Esas, 2023/614 Karar sayılı ilamıyla "taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve bu suretle tapu kaydının ihdasen oluştuğu 1986 yılından geriye zilyetlikle iktisap koşullarının araştırılması" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın 1986 yılında Belediye adına tescil edildiği, 1987, 19 90... yıllarında dava konusu taşınmaz üzerindeki imar ihya çalışmalarının tamamlanmamış olduğu, kazandırıcı zamanaşımının oluşmadığı, zilyetlik süresine iktisap etmediği," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§