Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4848 E. 2026/93 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/108 E., 2025/103 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sonucunda, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 32... parsel sayılı taşınmaz, 22.7.1961 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla dava dışı ... adına tespit ve tescil edilmiş ve bilahare satış işlemleri neticesinde davacı ... adına tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü 32... parsel sayılı taşınmazın vekil edeni olan davacıya ait olduğunu, gerek 1949 yılında gerekse de 1982 yılında yapılan orman tahdidi işlemlerinde hatalı olarak orman sınırları içine alındığını açıklayarak, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.7.1995 tarihli ve 1992/569 Esas, 1995/375 Karar sayılı önceki kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 27.10.2022 tarihli ve 2021/4211 Esas, 2022/8549 Karar sayılı ilamıyla; "... yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, dava konusu alanda 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'a göre maki tefrik çalışmaları yapıldığı, ancak dava konusu taşınmazın makiye tefrik edilip edilmediği, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun)

uyarınca tevzi yoluyla dağıtılarak tapuya bağlanıp bağlanmadığı, arazi kadastrosu sırasında uygulanan 22.7.1961 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kaydının 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşup oluşmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu 32... parsel sayılı taşınmaz ifraz işlemi nedeniyle 32... ve 7 parsellere ayrıldıktan sonra 32... parsel dava dışı üçüncü kişiye satılmış, 32... parsel sayılı taşınmaz ise imar uygulaması sonucunda 6 28... , 6 30... , 6 35... ve 12 47... parsellere ifraz edilmiş ve davacı ... vekili 31.10.2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu ettikleri taşınmazların bu parsellerden 6 28... ve 12 47... parsel sayılı taşınmazlar olduğunu beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... 6 28... parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığı, 12 47... parsel sayılı taşınmazın ise eğiminin yüksek olduğu, orman bitki örtüsünün bulunduğu, dayanak tapu kaydının 4753 sayılı Kanun uyarınca verildiğine dair bir bilginin bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6 28... parsel sayılı taşınmaz bakımından, orman kadastro komisyonu tarafından 22.07.1985 tarihlinde ilan edilen tahdidin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasına, 12 47... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 12 47... parsel sayılı taşınmazın 4753 sayılı Kanun kapsamında dağıtılan taşınmazlardan olduğunun kabulü gerektiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsünün bulunduğu belirtilmiş ise de, taşınmazın 1992 yılından beri Orman İdaresi ile nizalı bulunmasından dolayı bakımının yapılamadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; 6 28... parsel sayılı taşınmazın da orman vasfında olduğunu, bu parsel hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerektiğini, 12 47... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davanın reddine karar verilmekle yetinilmeyip, taşınmazın Orman İdaresi adına tesciline karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bakanlık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, taşınmazın orman tahdidi dışına çıkartılması istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Ancak; dosya içeriğine göre, dava konusu alanda 1982 yılında yapılan orman tahdidine ilişkin işlemlerin 14.9.1982 tarihinde ilan edildiği anlaşılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, hüküm yerinde ilan tarihinin hatalı şekilde 22.7.1985 olarak gösterilmesi hükmün infazında tereddüte neden olabileceğinden usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

Davacı vekili ile davalılar Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki "..22.7.1985 ... ” tarihinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "...14.9.1982 ..." tarihinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§