Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4505 E. 2026/271 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/709 E., 2021/1112 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2015/59 E., 2020/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 65... , 22... parsel sayılı sırasıyla 837,25, 5519, 62... .934,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mirasbırakan ...'ın verasetine iştiraken ... ve iştirakleri adlarına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kendi miras bırakanları ...'ın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinde bulunduğu ve imar-ihya ettiği iddiasına dayanarak, miras payları oranında adlarına tescil edilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

1. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

2. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; kimsenin hakkını istemediklerini herkesin hakkı ne ise verilmesini istediklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

3. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; davanın yersiz haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu mezranın bulunduğu yer evvelinde boş iken tarafların kök murisi ...'ın 1958 yılında Karamanağılı mevkisinden taşınmazların bulunduğu mevkiye ailesiyle birlikte taşındığı ve bir kısım yerleri sahiplendiği, sahiplendiği yerlerin 12 88... sıra numaralı tapu kaydı kapsamında olan 25 parseldeki ağıl ve ev yeri ile 23 parsel ve 24 parsel ile dere arasında kalan dava dışı alana isabet ettiği, ortak muris ...'nin 1961 yılında da vefat ettiği, davacılar murisi ...'ın 1 65... , 22... parseli kendi adına sahiplendiği, bu taşınmazları ihya ettiği, ölene kadar kullandığı, öldükten sonra da taşınmazları ... mirasçıları tarafından kadastro tespitine kadar davasız aralıksız malik sıfatı ile kullanıldığı, mahalli bilirkişilerin, taşınmazın kök muris ...'ye ait olmadığı, davacıların kök murisi ...'e ait olduğu, ... tarafından arazilerin kullanılmamış olması durumunda hiçbir arazinin tarım arazisi de olmayacağını beyan ettikleri, davacı tanığı ...'ın davalı ...'ın eşi olup beyanında gelin geldiği günden, 1963'den beri, taşınmazların ...'a ait olduğunu bildiğini, kullanımına kimsenin itiraz etmediğini beyan ettiği, davalı tanıkları her ne kadar taşınmazların ...'den kaldığını söylemişler ise de beyanlarında bu taşınmazları ...'ten başka kimsenin kullandığını görmedikleri, ...'nin sahiplendiği yerlerin dava dışı iki adet taşınmaz olduğunu beyan ettikleri, bu nedenle taşınmazın ...'ye ait olduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilmediği, kaldı ki tespit bilirkişisinin de taşınmazın ...'a ait olduğunu belirttiği, bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...' in de açılan davayı kabul ettikleri, dava konusu taşınmazların ...'dan intikal eden taşınmazlar olmadığı, ... mirasçılarına mezrada başkaca tespitlerin yapıldığı, davaya konu 1 65... , 22... parselin evveliyatı sahipsiz boş arazi iken ...'ın tarafından kendi namına sahiplenildiği, emek ve mesai harcadığı, vergisini ödediği, ölünce de yine taşınmazın ... terekesi tarafından kullanıldığı, davalılar tarafından sunulan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, davalıların da kök murisi olan ...'nin mezraya ilk yerleşen kişi olduğu, yerleştikten birkaç sene sonra ölmesi nedeniyle dava konusu olmayan birkaç yeri sahiplenebildiği, böylelikle taşınmazın ilk malikinin davacıların kök murisi ... olduğu, taşınmazların 1960'lı yılların hemen başından günümüze kadar muris ... ve terekesi tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 65... , 22... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişilerin yaşları ve taşınmazların bulunduğu yöredeki yaşam süreçleri dikkate alındığında, kanunun ve uygulamanın aradığı biçimde bilgi sahibi olmadıklarını, net anlatımlarda bulunmadıklarını, mahalli bilirkişilerden ...'in dava konusu taşınmazlarla komşu olan zeminde bütünlük arz eden 1 65... numaralı parselde bulunan dava dışı taşınmazdaki eski evi de kendisinin yaptığını, burada daha önce ev olmadığını söylediğini, oysa dosya içerisinde bulunan Zara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/28 Esas numaralı kararının içeriğinde, kök muris ...'ın buraya ev yaptığı, bu nedenle köy muhtarlığı ile davalık olduğunun görüldüğünü, mahalli bilirkişi ... 'in evi ...'a yaptığını, bunun dışında ev olmadığını belirttiğini, bahsettikleri bu mahkeme kararı içeriğinin mahalli bilirkişinin doğru söylemediğini gösterdiğini, hatta mahalli bilirkişilerin 1 65... numaralı parselin de davacıların babası olan ...'a ait olduğunu belirttiklerini, davacının ise 24 numaralı parselde kendilerinin bir hakkı olmadığını belirttiğini, yine mahalli bilirkişilerin anlatımlarında, "dava konusu yerlerin kök muris ...'den kalıp kalmadığını bilmiyoruz" şeklinde anlatımlarda bulunduklarını, "kök muris ... ve ...'ın nasıl geldiğini bilmiyoruz. Biz büyüklerimizden duyduğumuza göre Karaman Ağılı denen taşınmazlara birkaç km uzakta yaşıyorlarmış, sonradan buraya göç etmişler" beyanında bulunduklarını, net ve inandırıcı, davayı aydınlatıcı, hükme elverişli anlatımlarda bulunmadıklarını, tespit bilirkişisinin ise anlatımında "dava konusu taşınmazlar kime aitse ona yazdırdık" şeklinde beyanda bulunmasına rağmen daha sonra bu yerlerin davacıların miras bırakanı ...'a ait olduğundan bahsettiğini, kadastro tespitindeki belirlemesi ile keşifteki beyanı arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalı tanıkları ... ve ...'in, dava konusu taşınmazların kök muris ...'dan geldiğini, bu yerlere yıllar öncesinde kök muris ...'ın çocuklarıyla gelip yerleştiğini açık ve net biçimde belirttiklerini, taşınmazları sahiplenenin ve kullananın kök muris ... olduğunu net biçimde belirttiklerini, davacı tanıklarının ise doğru olmayan anlatımlarda bulunduğunu, kök muris ...'ın yaklaşık 50'li yıllarda dava konusu taşınmazların bulunduğu yere geldiğini, buraya ev yaptığını ve taşınmazları yasal biçimde sahiplendiğini, kök muris ...'ın çocuklarıyla birlikte burada yaşamını devam ettirdiğini, kök muris ...'ın erkek çocuklarının İstanbul iline çalışmaya gittiğini, bu arada taşınmazlara davacıların murisi ...'ın yerleştiğini, ancak yaz aylarında davalıların da köye geldiğini, bu şekilde taşınmazın kullanıldığını, zaman içerisinde davacıların kök murisinin İstanbul'a çalışmaya gittiği gibi davalıların da gittiğini, ancak daha sonra ...'ın tamamen köye yerleştiğini, davalıların da hiçbir zaman köyle bağlarını kesmediklerini, dava konusu taşınmazların, kök muris ... tarafından intikal eden taşınmazlar olduğunu, kök murisin ölümü ile mirasçıların taşınmazları birlikte kullandıklarını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§