"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1594 E., 2024/3028 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 E., 2023/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1432 parsel sayılı taşınmaz tapuda davalı adına kayıtlıdır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1432 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları kapsamında kaldığını ileri sürerek, orman içerisinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili yargılama sırasında sunmuş olduğu dilekçesinde; dava konusu arazinin uzun yıllar önce orman vasfını kaybetmiş ve yerleşim alanına dönüşmüş bir arazi olduğunu, uzun zamandır müvekkilinin mülkiyetinde olduğunu, tescil talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 1956 yılından itibaren orman sayılmayan nitelikte yer aldığı, kadastro çalışmalarında 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmiş yer olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı halde tapu maliklerinin taraf olmadığı davada taşınmazın tekrardan orman sınırları içine alınarak mevcut durumda kesinleşmiş orman kadastrosuna göre Devlet orman sınırları içinde kaldığı, orman vasfının mevcut olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun varlığına rağmen, orman tahdit haritası yerine orman araştırmasına gidilerek karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının 1943 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu uygulaması ile yapılan orman tahdit çalışması sırasında OS. 2272, 2273, 2274/1, 2274, 22 75... numaralı noktaları birleştiren sınır hattına göre hattın güney ve güney doğusunda kalmak üzere orman sınırları içerisine alındığı, her ne kadar taşınmaz kadastro çalışmalarında orman sınırları dışarısına çıkarılmış ise de, Silivri Kadastro Mahkemesinin 1996/55 Esas ve 1996/81 Karar sayılı kararı ile kadastro çalışmasının iptaline karar verildiği ve taşınmazın daha önceden yapılan orman tahditi içerisinde bırakıldığı, orman olan bir yerin herhangi bir şekilde tapu veya zilyetlik yoluyla mülk edinilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın a kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybettiği gerekçesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığını, tapu maliklerinin taraf olmadığı davada orman sınırları dışına çıkarılma işleminin iptal edildiğini tapu maliklerinin taraf olmadığı davada davalı tarafın kabulü ile hüküm kurulduğu ve tapu maliklerini bağlayıcı tarafı olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.