Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/432 E. 2026/160 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/946 E., 2024/2706 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/38 E., 2022/573 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı 672,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bahçe olarak 20 yıldan beri ...'nin fiili kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi ... Sokak No:27'de bulunan 4.500 m²lik taşınmazda malik sıfatı ile zilyet olduğunu, işbu taşınmazı 20 yılı aşkın süredir, aralıksız ve davasız, malik sıfatıyla kullandığını, işbu taşınmazın bir kısmının mahkeme kararı ile tapudan satın alma yolu ile malik ... ' ndan, bir kısmının ise ... varislerinden satın alındığını, davacı tarafından alınan taşınmazın bir kısmının, daha sonra haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde, orman niteliğinde olmadığı halde ... Ormanı arazisine katıldığını, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiğini beyan ederek, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin orman sınırları içerisinde kaldığını, ormanların 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) ve 2709 sayılı Anayasa'nın 169. maddesi ile koruma altına alındığını, Devlet ormanlarının kamu mülkiyetine tabi olup özel mülkiyete konu olamayacağını, kaldı ki ormanların zilyetlik ve zamanaşımı gibi nedenlerle özel mülkiyete konu olması ve iktisap edilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 1962 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalin kadastro harici Devlet ormanı olan ve tahdit ve tespit yapılmayan alanda kalması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bu gibi yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler olup özel mülkiyete konu olmayacağı gibi zilyetlikle de iktisap edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... tapu kayıtları incelendiğinde 1 07... parselin 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırına çıkarılan yerlerden olduğu ve bahçe vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın muhdesat bilgilerinde davacı lehine zilyetlik şerhi işlendiği, davaya konu edilen 4.500 m² alanın ise ... ilçesi ... Mahallesi 85 68... parselde devlet ormanı vasfıyla Hazine adına kayıtlı ... Devlet ormanı sınırları içerisinde yer aldığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... davacının dava konusu ettiği ve bilirkişi raporunda sarı renkle gösterilen kısım ile 1 07... parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan çalışmada tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, ancak 26.07.1979 tarihinde ilan edilen 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'a göre orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu çalışmaya karşı açılan dava sonucunda dosyada karar örneği bulunan Danıştay 8. Dairesinin 1979/4343 Esas ve 1983/2849 Karar sayılı ilamı ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, tescili istenen taşınmazın iptal edilen 2/B alanında kaldığı, daha sonra 2896 sayılı Kanun ile 1 07... parselin bulunduğu alanın XVI parseli içerisinde orman sınırları dışına çıkarıldığı, geri kalan kısmının ise orman olarak bırakıldığı, 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 4999 sayılı Kanun çalışmalarında orman sınırları içerisinde kalan taşınmaz hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı ve bu kısmın 85 68... parsel olarak tapuda orman niteliğinde tescilli olan parsel sınırları içerisinde kaldığı, davacının adına tescilini talep ettiği taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 2896 sayılı Kanun uyarınca 1 07... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, geri kalan kısmının ise orman sınırları içerisinde bırakıldığı, bu gibi taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi gereğince zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazların Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/ 650 Esas ve 1984/645 Karar sayılı kararı ile taşınmazın devralınan Mustafa Hayrioğlu'nun tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürmüş olup, söz konusu karar örneği incelendiğinde, dava konusu taşınmazların Kartal ilçesi Samandıra köyü 1148, 1149, 1150, 1151, 1152, 1153, 1154, 1155, 11 56... parsellere ilişkin olduğu, yargılama sonunda 11 48... parsellerin Devlet ormanı olarak, 1157 parselin özel orman olarak, diğer parsellerin ise tapu malikleri adına tapuya tescil edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre dosyada dava konusu edilen taşınmazlar ile Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen taşınmazların farklı taşınmazlar olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir kısmının dava dilekçesine ekli 31.12.1987 tarihli sözleşme ile davacının eşi ve murisi ... tarafından ... alındığını, onun da taşınmazı ...'ndan satın aldığını ve özel parselasyona göre 7, 8, 9 nolu parseller olduğunu, taşınmazın diğer kısmının (eski 5 nolu parsel) satış sözleşmesi ile ... varislerinden satın alındığını, eski 6 nolu parselin ise murislerine ait olduğunu, eski tapu maliki olan ...'nun Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/650 Esas ve 1984/645 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazı da içerir şekilde bir çok parselin mülkiyetini kazandığını, taşınmazların 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda taşınmazın sahipsiz olmasından dolayı orman olarak belirlendiğini, ancak bunun usuli bir işlem olduğunu, 1974 yılında yapılan 2. madde uygulamasında taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını, davacının kullandığı taşınmazın da bu kapsamda olduğunu, taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, ancak 2010 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 4500 m²lik alanın orman olarak belirlendiğini, 1 07... parselin ise 2/B olarak ölçülüp davacının kullanımında olduğunun belirlendiğini, 3828 m²lik kısmın ormanda kaldığını, usulüne uygun araştırma yapılmadığını, Danıştay kararına ilişkin olarak ta yeterli araştırma yapılmadığını, davacının kullanımında olan taşınmazın 1 07... parsel ve ormanda bırakılan kısım olduğunu, zilyetlikle kazanım koşulları oluşması nedeniyle 4500 m²lik kısmın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§