Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4183 E. 2026/23 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1737 E., 2023/858 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/226 E., 2022/321 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan Düzce ili ... ilçesi ... Mahallesi 27 10... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, bu bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın tapu siciline güven ilkesini ihlal ettiğini, taşınmaz dava dışı kişiler adına kayıtlı iken davalılar tarafından satın alındığını ve zilyetliklerini nizasız ve fasılasız olarak devam ettirdiklerini, taşınmazın orman olduğunu bildirir kayıt ve şerh bulunmadığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının 1951 tarihli hava fotoğrafında orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı, 19 59... tarihli memleket haritasında orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı, daha sonraki hava fotoğrafları ve memleket haritalarında da orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı, orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı belirtilerek mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; hatalı orman kadastrosu yapıldığını, orman ağaçlarını önceki malikin diktiğini, orman vasfında olmadığını, Hazinece davalılara iskan ile verildiğini, kesin hüküm olduğunu, yeterli inceleme yapılmadığını ve rapor alınmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dava konusu eski 1 83... ada parsel sayılı taşınmazın tespitinin, 1959 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında 26.10.1951 tarihli ve 126 sıra nolu tapu kaydına istinaden yapıldığı, ancak bu tespite itiraz edilmesi üzerine Düzce Kadastro Mahkemesinin 13.10.1960 tarihli ve 1959/1011 Esas sayılı kararı ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmekle 1976 yılında hükmen tescil edildiği anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, söz konusu mahkeme kararının ve ilgili tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uygulanmadan ve orman tahditine göre taşınmazın durumu belirlenmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, tarafların tutundukları tapu kayıtları ve tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile tesislerine esas alınan belgeler ve tesislerinden sonra ifrazlarına esas olan mahkeme kararları ile eki olan fen bilirkişi raporları ve idari yoldan yapılan ifrazlara ilişkin ifraz krokileri ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidine ve orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ayrı ayrı temin edilip dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın her bir orman çalışması sonucu oluşan orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritaları arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı ve krokili rapor alınmalı, taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydı ile hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararı da değerlendirilerek, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu ve hukuki durumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§