"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 14.11.2024
SAYISI : 2019/10 E., 2020/29 K.
İlk Derece Mahkemesi ek kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, .. ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 1.903,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...'ın; 1 01... parsel sayılı 72.416,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., ..., ... ve ...'ın işgalinde olduğu belirtilerek, 21.12.2005 tarihli ve 2290 sayılı ... Müdürlüğü Mera Komisyonu kararı gereğince meradan açma yapılmak suretiyle kazanıldığı ve zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olmaması nedeniyle mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın davacı ..., ..., ... ve ... adına tesciline; tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tüm davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/10 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 1 01... parselin fen raporunda (D) harfiyle gösterilen kısmının bilirkişi raporları ile belirlendiği üzere komşu mera parselleri ile ayırıcı unsurun olmadığı gibi taşınmazlarda ekonomik amaca uygun zilyetlikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımlarının ise bilirkişi raporları ve mahkeme gözlemi ile belirlendiği üzere mera ile ayırıcı unsurunun bulunduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.09.2023 tarihli ve 2021/14252 Esas, 2023/4439 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. Yargıtay kararının tebliğine müteakip karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın mezkur karar 02.01.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirilerek tapuya tescil işleminin gerçekleştirilmesi için gönderilmiştir.
2. Davacı ... tavzih dilekçesinde; Ağrı Kadastro Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/10 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararında yer alan 1 01... parselin (C) harfiyle gösterilen kısmının 28.567,43 metrekare olarak belirlenmesi gerekirken sehven 26.664,27 metrekare olarak belirlendiğini belirterek, kararın infaz edilemediği gerekçesiyle mezkur hatanın düzeltilmesine dair tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile keşif ve fen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, 1 01... parselin (A), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen bölümlerine ilişkin yüzölçümü farkının 1 01... parsele ait alanın sehven hesaba katılmasından kaynaklanan basit hesap hatası olduğu, ek raporla bu hususun açıklandığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305. maddesi kapsamında mahkemece düzeltilebilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından yapılan tavzih talebinin kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, zira 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların daraltılamayacağını, genişletilemeyeceğini veya değiştirilemeyeceğini mahkemenin, açık ve infazda tereddüt bulunmayan hükümde tavzih adı altında esasa etkili değişiklik yaptığını, bu durumun tavzih kurumunun sınırlarını aştığını belirterek tavzih kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu 1 01... parselin (C) harfli bölümünün hükümde yazılan yüzölçümünün “sehven yapılan basit hesap hatası” olarak 6100 sayılı Kanun'un 305. kapsamında tavzih yoluyla düzeltilip düzeltilemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 14.11.2024 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.