Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3841 E. 2026/145 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/782 E., 2025/1100 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 3 79... , 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazlar arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 3 79... , 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinin muhtarı olduğunu, taşınmazların Hazineyle bir ilgisinin olmayıp köy iken kanunla mahalle olan ... Mahallesi sakinlerinin eskiden beridir kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların mahalle sakinlerinin kullanımı için yol boşluğu olarak bırakılmasını talep etmiş ve yargılama devam ederken birinci celsede, köy halkından biri olması ve menfaatinin bulunması sebebiyle de dava açtığını bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2021/18 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile "...Tüm dosya kapsamı, hava fotoğrafları, yöntemine uygun olarak bilimsel yöntemle hazırlanan bilirkişi kurul raporu, komşu köy mahalli bilirkişi beyanları, tespit bilirkişi beyanları ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, 1990 yılı tesis kadastrosu paftasına göre 3 79... , 3 80... ve 3 81... sayılı parsellerin isabet ettiği alanların köy boşluğu ve köy içi yol olarak tescil dışı bırakıldıkları, bilirkişi raporu ile mahalli bilirkişisi beyanlarının birbirini doğrulamış olduğu, dava konusu taşınmazların 19 87... yıllarında köy yolu olarak kullanıldığı, 2010 yılında dava konusu taşınmazların bir kısmının köy yolu olarak kullanıldığı bir kısmının (ortofotodan görüleceği üzere sınır noktalarının) boş tarım aletleri konan yer olduğu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerin köyün en büyük yolu olduğu, eskiden hayvan sürülerinin meraya çıkmak için kullandığı yol olduğu, eskiden dava konusu taşınmazlardan büyük hayvan sürüleri geçtiği için köylülerin bu yolu geniş tuttuğu ve taşınmazların kimsenin bireysel kullanımında olmadığının belirtildiği, ortofotodan ve keşif sırasında mahkeme gözleminden açıkça anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazların köyün faal-aktif yolu olduğu ve üzerilerinde asfalt/parke taşı bulunduğu, ziraat bilirkişi değerlendirmesine göre taşınmazların sıkışık toprak yapısında olduğu, taşınmazların bazı sınırlarında tarım aletlerinin görüldüğü, ancak tüm mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarında taşınmazların köy halkı tarafından eskiden ve şu an yol olarak kullanıldığının tereddütsüz olarak belirtildiği, mahalli bilirkişi beyanları, bilirkişi raporu, tesis paftası ve güncel ortofoto ile mahkeme gözleminin birbirini doğruladığı anlaşılmakla, Mahkememizce sonuç olarak dava konusu taşınmazların geçmişi itibarıyla ve günümüzde köyün yolu olarak kullanıldığı, yol olarak kullanılan bu taşınmazların sınır kısımlarına komşu evi olan köy halkı tarafından tarım aletleri konulsa da yol olarak kullanılan bir taşınmazın işgal edilmesinin yolun terk edildiği sonucunu doğurmadığı sonucuna varılmış olup dava konusu 3 79... , 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazların evveliyatında tarım yapılan kültür toprağı vasfında olmadığı, köy halkının köy içi yolu olarak ortak kullanım alanları olduğu anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 3 79... , 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazların paftasında yol boşluğu olarak gösterilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli kararı ile "...3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 80... , 3 81... , 3 79... parsel sayılı sırasıyla 738,48, 756,20, 617,40 m² yüzölçümündeki taşınmazlar komisyona yapılan itirazın reddi sonucu ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı köy muhtarlığı adına açtığı davada taşınmazların yol boşluğu olarak bırakılmasını istemiş, 1. celsede köy halkından biri olması ve menfaati olması sebebiyle de dava açtığını bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacı büyükşehir sınırı içinde tüzel kişiliği bulunmayan muhtarlık adına dava açmış olsa da köy halkından biri olarak eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu paftasında köy boşluğu olarak tescil dışı bırakıldığı ve keşifte alınan komşu köy mahalli bilirkişi beyanları ile bunlarla tutarlı hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların yol ve yol boşluğu olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davayı Hazine vekili istinafa getirmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre İlk Derece Mahkemesince dava konsu taşınmaz bölümünün yol boşluğu olarak kabulü ile Hazine kanuni hasım olmadığından aleyhine yargılama gideri tayininde hukuka aykırı yön yoktur. Ancak dava kadastro tespitine itiraz davası olduğu halde kadastro tespitinin iptali yönünde hüküm kurulmaması doğru olmamıştır..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulüne, sair nedenler yönünden reddi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca anılan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 379 ada l, 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi gereğince haritasında yol boşluğu olarak gösterilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.02.2025 tarihli ve 2023/4416 Esas, 2025/1487 Karar sayılı ilamıyla "..Bilindiği üzere; yol boşlukları, yollar ile aynı hukuki statüde olmadıkları gibi, zilyetlik yoluyla kazanımları da mümkün bulunmaktadır. Öte yandan; 4541 sayılı Şehir ve ... Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun'da (4541 sayılı Kanun) mahalle muhtarlıklarına tüzel kişilik verilmesine ilişkin bir düzenleme yer almamakta olup, işbu dosyada davacı muhtarın ikamet ettiği ... Köyü Tüzel kişiliğinin, 6360 sayılı ... İlde ... Belediyesi Ve ... İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca 30... tarihi itibarıyla kalktığı ve sözkonusu yerleşim yerinin mahalle idari birimine dönüştürüldüğü sabittir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, ... Köyü Tüzel Kişiliğinin, 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 30... tarihi itibarıyla kalktığı, söz konusu yerleşim yerinin "mahalle" idari birimine dönüştürüldüğü ve 4541 sayılı Kanun'da mahalle muhtarlıklarına tüzel kişilik verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve ayrıca köy boşluklarının, yukarıda izah edilen hukuki nitelikleri itibariyle 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesinde sayılan taşınmazlardan olmayıp özel mülkiyete/zilyetlik yoluyla iktisaba elverişli yerlerden oldukları, bu nedenle mahalle muhtarı olan davacının, köy/mahalle halkından biri olarak, dava konusu taşınmazların yol boşluğu olarak bırakılmaları yönünde dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunmadığı...

" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı uyarınca davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine, dava konusu 3 79... , 3 80... ve 3 81... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde "yol boşluğu" şeklinde yapılan taleple esasen dava konusu parsellerin yol olduğunun açıklanmak istendiğini, tespiti yapılan taşınmazların köy yolu olduğunu, köy halkından biri olarak köy yolu hakkında dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§