"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/428 E., 2024/2226 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/458 E., 2022/731 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 141 44... parsel sayılı 1.223,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kaldığı ve taşınmazın 1990 yılından beri ...'in kullanımında olup üzerindeki tek katlı ev ve deponun kendisine ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu 141 44... parsel sayılı taşınmazın davalı ... ile müşterek murisleri ...'den intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazın tüm mirasçıların kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 141 44... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının kullanımında olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesine taşınmazın davacının kullanımında olduğu şerhinin yazılmasını talep etmiştir.
4. ... vekili müdahale dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın satın alma ve zilyetlik hakkını noterlik muvafakatnamesi ile şerh sahibi ...'den devraldığını ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'a (6292 Sayılı Kanun) göre taşınmaz bedelini ödeyerek satın aldığını ancak ihtiyati tedbir nedeniyle tescil işlemini yaptıramadığını ileri sürerek, taşınmazın mülkiyet hakkının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı müvekkili olan davalının bizzat üçüncü kişiden satın aldığını, 1990 yılında ev yaptığını ve taşınmazın fiili kullanıcısı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...ana dosyada dava edilen yerin üzerinde bulunan muhtesatların muris ...tarafından meydana getirildiği ve 1990 yılından itibaren de ... tarafından kullanıldığı iddiasıyla birkaç mirasçı tarafından terekeye iadesine yönelik eldeki dava açılmış, diğer mirasçıların açılan davaya muvafakatleri sağlanarak yargılamaya devam olunmuş ise de, terekeye yönelik açılacak davaların birkaç mirasçı tarafından açılamayacağı, birleşen dosyada gerek dinlenen tanık beyanlarından, gerekse toplanan delillerden dava edilen taşınmazın taraflar murisi ...'den intikal ettiği ve muris tarafından davacı ...'e devrine dair bilgi ve belge bulunmadığı, müdahil tarafından açılan dava bakımından ise, dava edilen taşınmazın hazine mülkiyetinden çıkmış olması nedeniyle hazineye yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'e yöneltilen davanın ise devir işleminin yapılmış olması ve usulüne uygun olarak yapılmış muvafakatname ile milli emlak müdürlüğü tarafından doğrudan satışı tamamlanmış olduğundan, asli müdahilin kullanımında olduğunun tespiti gerektiği..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, Hazineye yöneltmiş olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'e yöneltilen davasının kabulü ile dava konusu 141 44... parsel sayılı taşınmazın kullanımının müdahil ...'a devrinin yapıldığının ve onun kullanımında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...keşifte dinlenen diğer mirasçılar ve tanık beyanlarına göre davalı taşınmaz üzerindeki evin muris ve davacı eşi tarafından yapıldığı, murisin ölümünden sonra da davacı eşin evde yaşamını devam ettirdiği ve oğlu davalı ... ve ailesini yanına alarak birlikte yaşadıkları sırada yapılan kadastro tespitinde kullanıcısının davalı olarak tespit edildiği, sonrasında davalının, davacı annesini eve almadığı, davalı tarafından annesi ile birlikte yaşamaya başladıktan sonra annesini evine almamak suretiyle evin ve taşınmazın kullanımını miras payını aşar şekilde tamamını adına yazdırmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davacı tarafından asıl davada taşınmazın kullanımının tereke adına olduğu iddiasıyla dava açıldığı ve mirasçılarının muvafakatinin sağlandığı, tanıklarca da kullanımın terekeye ait olduğunun beyan edildiği, müdahil ...'ın, ... Noterliğince tanzim olunan 26.08.2020 tarihli muvafakatname ile taşınmazın kullanımın adına yazılmasını talep ettiği, eldeki davanın kadastro tespit öncesi kullanıma dayandığı, 6292 sayılı Kanun'un 6/10. maddesi uyarınca düzenlenen muvafakatnamenin, taşınmazın kullanıcı olarak belirlenen hak sahipliğinin devri suretiyle satın alınmasına imkan tanıdığı, kadastro tespiti öncesine ilişkin hak bahşetmediği, müdahilin satış için idareye başvurma imkanı bulunduğundan eldeki davaya müdahil olmasında hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden esasına ilişkin olarak; davacı ...'in asıl davasının kabulüne, dava konusu 144 41... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki işbu parsel ... oğlu 1971 doğumlu ...'in 1990 yılından beri kullanımında olup üzerindeki tek katlı ev ve depo kendisine aittir şerhinin iptaline ve işbu parsel ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin 1990 yılından beri kullanımında olup üzerindeki tek katlı ev ve depo miras payları oranında kendilerine aittir şerhinin yazılmasına, birleşen davanın reddine, müdahilin Hazineye yöneltmiş olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'e yöneltilen davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin soyut açıklamalar içerdiğini, müdahilin dava konusu yere ilişkin kesinleşen kadastro tutanaklarına ve ilgili yasaya dayanarak hak kazanmış olduğu mülkiyet iddiasının dikkate alınmadığını, terekeye yönelik olarak açılan davada diğer mirasçılardan muvafakat alınarak davaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın müdahilin kesinleşen kadastro tutanaklarına ve 6292 sayılı Kanun kapsamında edindiği mülkiyet hakkını zedeler nitelikte olduğunu, müdahilin davada hukuki yararının bulunmadığına dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, Hazine ve ... lehine, müdahil aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin haksız olduğunu belirterek, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kullanım hakkının müşterek muristen intikal edip etmediği ve 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi yapılan ancak tapuya tescil edilmeyen taşınmaz hakkında şerh davasının dinlenip dinlenemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.