"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3578 E., 2025/644 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/145 E., 2022/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin davanın niteliğinden reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 20 74... parsel sayılı 13.924,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ile üzerindeki tek ve iki katlı binaların kısmen 2/B alanında kaldığı ve 30 yıldan beri ..., ..., ..., ..., ..., ve ...'nın müştereken fiili kullanımlarında bulunduğu ve taşınmazın 6.515,49 metrekarelik kısmının ... Orman İşletme Müdürlüğünün 12.07.2010 tarihli yazılarına istinaden eylemli orman olduğu" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edildikten sonra, taşınmazın 6.515,49 metrekarelik bölümü 20.11.2017 tarihinde ifrazen 20 74... parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiş, aynı yerde bulunan 20 74... parsel sayılı 9.205,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 6.358,18 metrekarelik kısmının ... Orman İşletme Müdürlüğünün 12.07.2010 tarihli yazılarına istinaden eylemli orman olduğu" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiş, bilahare hükmen taşınmazın 237,72 metrekarelik kısmının ... 'nün fiili kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazılmıştır.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 20 74... ve 135 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu, ne var ki 20 74... parsel sayılı taşınmaz üzerine "eylemli orman" şerhinin yazılmasının hatalı olduğu gibi 20 74... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise kullanıcı tespiti yapılmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "2005, 2006, 2009, 20 10... yıllarına ait ortofoto haritalarının bilirkişilerce incelenmesi neticesinde 20 74... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmı ile 20 74... parsel sayılı taşınmazın fiilen diğer orman vasfında olan bölümlerden görüntü olarak bir farkının olmadığı, fiilen doğal yönden gelişmiş yabani kiraz, kestane, yabani fındık, kocayemiş, püren, ıhlamur, ... orman ağaç ve ağaççıkları ile kaplı olduğu, 20 74... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 2010 yılından itibaren orman vejetasyonunun seyreltilmeye başlandığı, daha sonrada belli bir bölümünün temizlendiği ve yakın zamanda da 1-2 yaşlarında fidanların dikildiği, 20 74... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman ağaç ve ağaççıkları ile kaplı olduğu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların tespit tarihinde eylemli orman vasfında olduğu ve davacının “fiili kullanım” kavramına uygun bir kullanımının olmadığı" gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalılar Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "20 74... parsel sayılı taşınmazın eylemli orman alanı olarak kullanılmak üzere tahsis edildiği ve tahsis kararının geçerliliğini koruduğu, 20 74... parsel sayılı taşınmazın ise orman vasfıyla tescil edildiği ve tahsis işlemlerinin devam ettiği, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ile aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gibi yapılan araştırma ve incelemelerin de yeterli olmadığı ve taşınmazların müvekkilinin kullanımında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-4. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının fiili kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.