Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3517 E. 2026/190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2289 E., 2025/106 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2012/638 E., 2024/432 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1033 parsel sayılı taşınmaz, 13.07.1999 tarihinde düzenlenen kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde "Bu yer ... ve ...'den olma 1931 doğumlu ...'ın kullanımındadır. Üzerindeki kargir ev ve depo kendisine aittir." belirtmesi ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlardan olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, itiraz üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 01.02.2001 tarihli ve 2000/65 Esas, 2001/38 Karar sayılı kararı ile 06.06.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 maddesi uyarınca yapılan kullanıcı güncellemesinde devir nedeniyle "... kızı ... kullanımında olup üzerindeki ev kendisine aittir" şeklinde güncelleme yapılmış ve 12.12.2014 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1033 parsel sayılı taşınmazın zilyedinin tarafların ortak murisi olan ... olduğu halde, zilyetlik şerhinin davalı adına yazılmasının hatalı olduğunu belirterek, 1033 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının murisi adına yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazda miras hakkı bulunduğunu belirterek, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın daha önceki zilyedinin 06.06.20 01... .05.2004 yıllarına ait ecrimisil belgelerinden ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı üzere tarafların annesi ... olduğu, bu tarihten sonra yapılan ecrimisil ödemelerinin ise davalı adına yapıldığı, tarafların annesi ...'ın zilyetliğinde olan ... nolu parselin, 3072 m² sinin 24.12.2005 tarihli zilyetlik devir sözleşmesiyle davalıya devredildiği anılan devir sözleşmesinde tarafların kardeşleri ..., ... ve ...'in de imzasının bulunduğu, yine 05.05.2009 tarihli taşınmaz devir sözleşmesiyle 1033 adada bulunan gayrimenkulün tamamının ... tarafından davalıya devredildiği, her iki devir senedinde de muhtar onayının bulunduğu, açıklanan bu sebeplerle davacı tarafça her ne kadar taşınmazın kullanıcısının ortak murise ait olduğundan bahisle kadastro tespitine itiraz için bu dava açılmışsa da, dosyaya sunulan ecrimisil ödeme kayıtları, zilyetlik devir sözleşmesi, yapılan keşif, alınan raporlar, hava fotoğrafı incelemeleri, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın tespit sırasında tarafların murisine ait olmadığı davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve asli müdahil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazdaki kullanımın ...'dan intikalen geldiğini iddia ederek murisin varisleri adına tescilini talep ettiği, bu iddiasının 06.06.2001 tarihinde kesinleşen kadastro tesbitine itiraz niteliğinde bulunduğu ve kesinleşme tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesindeki hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle çoktan dolduğu gibi gerek kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen gerekse de kullanıcı güncellemesi yapıldıktan sonra taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıktığı ve yargılama sırasında davalı adına tescil edilmek suretiyle davalı adına ayni hak niteliğindeki mülkiyet hakkının oluştuğu, dava konusu taşınmazın tamamının 6292 sayılı Kanun uyarınca davalıya satılarak tapuda adına tescil edildiğine, davacıların idari işlem niteliğindeki 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi davacı tarafça buna yönelik bir iddiada da bulunulmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ...’a ait olduğunu, ...’ın dava konusu taşınmazın zeytinlik olarak kullanığını, verilen kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babalarına ait olduğunu, taşınmazın yargılama devam ederken satılmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan zilyetlik devir sözleşmesinin sahte olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu hususun incelenmediğini, gereksiz yere keşif yapıldığını, satış işlemine karşı dava açılması için Mahkemece süre verilmediğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve asli müdahil ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§