"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1547 E., 2025/277 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/71 E., 2024/418 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 12... parsel sayılı 6.370,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 5.581,43 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1 12... parsel sayılı 8.262,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada parsel numarasıyla ve 7.794,16 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir
2. Davacı ... dava dilekçesinde; maliki olduğu 1 12... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında davalı Hazine taşınmazı lehine eksildiğini belirterek, yapılan hatanın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yüzölçümünün azalmış olduğu, bu azalmaya yönelik olarak mahallinde keşif yapılarak mahalli bilirkişilerin dinlenilmiş oldukları, dosyanın Jeodezi ve fotogrametri unvanına sahip harita mühendisi bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda ilk tesis kadastrosunda sınırlandırma hatası bulunduğu ve 22/a uygulama kadastro çalışmalarının hukuka uygun olduğunun belirtildiği, raporda sabit sınırların gözetildiği, tesis ve uygulama kadastro tutanaklarının irdelendiği, hava fotoğraflarının çakıştırılmış olduğu, raporun denetime elverişli olduğu, uygulama kadastrosunun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara yönelik tesis kadastro tespitinin 2001 yılında yapılmasına, teknik bilirkişinin raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1990 yılına ait hava fotoğrafıyla zemindeki sabit sınırların uyuşmadığı, bu nedenle ilk tesis kadastrosunda sınırlandırma hatasının da olduğu, dava konusu edilen taşınmazın davacının iddia ettiği şekliyle (L) harfi şeklinde bir kullanımın olmadığı, yapılan 22-a uygulamasının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki kullanımın yıllardır tonç sınırları ile (L) şeklinde olduğunun gözardı edildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, sunulan videoların ve parsel sorgu belgelerinin değerlendirilmediğini, kararının gerekçesiz olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.