Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/331 E. 2026/108 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1624 E., 2024/983 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/25 E., 2023/20 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Rize ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2006 yılında yapılan kadastro sırasında, 3 69... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 2.152,70 metrekare yüzölçümlü olarak kargir bina ve çay bahçesi vasfıyla ... adına tepit edilmiştir. Tespit karşı açılan ve gerçek kişiler arasında görülen dava sonucunda Pazar Kadastro Mahkemesinin 2008/27 Esas ve 2009/96 Karar sayılı kararıyla 3 69... parselin kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 01.04.2009 tarihli rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 776,84 metrekarelik kısmın 369 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline, aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 709,30 metrekarelik kısmın ise 369 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeksizin 16.09.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme sonrası tapuda yapılan infaz işlemiyle; 3 69... parselin, anılan kararda (C) harfi ile gösterilen kısmı 3 69... parsel, (D) harfi ile gösterilen kısmı ise 3 69... parsel numarasını almış, 3 69... parselin kadastral sınırları içinde bulunan ancak Kadastro Mahkemesinde görülen 2008/27 Esas sayılı davada, hakkında sehven sicil oluşturulmayan 666,58 metrekarelik kısım ise tescil harici kalmıştır.

2. Davacı vekili 19.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Pazar Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş 2008/27 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan 3 69... parsel sayılı taşınmazın, 666,58 metrekarelik hüküm kurulmayan ve tescil harici kalan kısmının müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu edilen taşınmazın Mahkemenin 2008/27 Esas, 2009/96 Karar sayılı kararı uyarınca, ... Kadastro Müdürlüğü'nün, 18/02/2010 tarihli tescil bildirimi üzerine tescilinin yapılması sırasında, tapu ve kadastro kayıtlarında tescil dışı bırakılan alan olduğunun anlaşıldığı, dava konusu edilen taşınmazın, davacının babasına ait iken yapılan taksim neticesinde davacıya bırakıldığı, davacının taksim sonucunda kendisine intikal eden bu yeri, 1980'li yıllarda imar ihya ederek çaylık haline getirdiği, takriben 1980'li yıllarda imar ve ihyanın davacı tarafından tamamlandığı ve davacının 80'li yıllarından beridir iş bu taşınmazı çay bahçesi vasfı ile kullandığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde en az 40 yıllık kapama çay bahçesi bulunduğuna dair tespit yapıldığı, yine hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda alınan rapordan da, 1982 yılında bu arazinin çaylık vasfında bulunduğunun anlaşıldığı, bu taşınmazın yol, mera, orman vasfında bulunmadığı, Uyap ekranından çıktısı alınan davacıya ait tapu kayıtları incelendiğinde, davacı adına toplam 100 dönümü aşar nitelikte taşınmaz kaydının bulunmadığı, davacının dava konusu yeri, kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süren zilyetlikle, nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile zilyetliğinde bulundurduğu ve taşınmazın özel amaca tahsis edilmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, Mahkemenin 2008/27 Esas ve 2009/96 Karar sayılı kararı ile dava konusu Rize ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 3 69... nolu parselin kadastro tespitinin iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; mahkemenin kararında taşınmazın ilgili bölümleri hakkında karar verilmiş olduğundan bu bölümler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu tescil harici bırakılmış 19.04.2021 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı kalemle boyalı (A) harfi ile gösterilen 666,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kısmının ise 369 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle çay bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3 69... parsel sayılı taşınmaz hakkında askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmakla taşınmazın tamamının davalı hale geldiği, ne var ki Pazar Kadastro Mahkemesi'nin 2008/27 Esas-2009/96 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla taşınmazın tamamı hakkında değil sadece bir kısmı hakkında tescil hükmü kurulduğu, eldeki davanın konusunu oluşturan ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 666,58 metrekarelik kısım hakkında tespit gibi tescil hükmü kurulmasının sehven unutulduğu, oysa ki askı ilan süresi içerisinde açılan dava nedeniyle bu kısmın da davalı olduğu, kadastro mahkemesince sadece dava konusu edilen kısım hakkında değil taşınmazın tamamı hakkında tescil hükmü kurulması gerektiği, dolayısıyla çekişmeli taşınmaz bölümünün kadastro sırasında tespit dışı bırakılan bir taşınmaz değil, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen ancak kadastro mahkemesinde açılan davada tescil hükmü kurulması sehven unutulduğu için açıkta kalan bir taşınmaz olduğu, kadastro tutanağının düzenlenmesiyle birlikte çekişmeli taşınmazın tamamı yönünden kadastro mahkemesinin görevinin başladığı, çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında henüz tescil hükmü kurulmadığı için kadastro tespitinin kesinleşmediği ve dolayısıyla da kadastro mahkemesinin görevinin sona ermediği, çekişmeli taşınmaz bölümü halihazırda kadastro paftasında tescil harici alan olarak gözüktüğü için Hazine ve ... Belediye Başkanlığı'nın eldeki davada zorunlu yasal hasım olarak davalı olarak gösterildiği, burada hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, kaldı ki verilen kararda Hazine ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı ve hukuki durum yaratılmadığı, öte yandan eldeki davanın klasik anlamda bir dava da olmadığı, kadastro mahkemesi dosyasında tespit gibi tescil hükmü kurulmaması nedeniyle açıkta kalan ve aslında herhangi bir davanın da konusu olmayan taşınmaz bölümünün tapuya tescilini sağlamaya yönelik tamamlayıcı bir hüküm olduğu, bu hükmün asıl kadastro mahkemesi dosyasında ek karar şeklinde verilebileceği gibi eldeki dosyada olduğu üzere müstakil bir davada da verilebileceği, buna engel herhangi bir hukuki durum bulunmadığı, davalı Hazinenin tespit maliki ...'ı hasım göstermek suretiyle açtığı bir davası ya da müdahale talebinin olmadığı, hal böyle olunca esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadan tescil hükmü kurulması gerektiği, buna rağmen yerel mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle esasa ilişkin inceleme yapıldığı, yöreye ait tüm hava fotoğrafları ile zeminde yapılan inceleme sonucuna ve ziraat bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 40 yaşında kapama çay bahçesi olduğunun anlaşıldığı, kaldı ki çekişmeli taşınmaz bölümünün çevresinde herhangi bir kamu orta malı ya da orman parseli bulunmadığı, taşınmazın tamamen şahıs parselleriyle çevrili olduğu, dolayısıyla yerel mahkeme kararında bu açıdan da herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkında imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında tespit tutanağı düzenlenen ancak askı ilan süresi içerisinde açılan davada Kadastro Mahkemesi tarafından hakkında tescil hükmü kurulmaması nedeniyle tescil harici kalan taşınmaz bölümünün tapuya tescil edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§