"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/56 E., 2025/230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/19 E., 2023/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Trabzon ili ... ilçesi .../Yenimahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1 36... parsel sayılı 710,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 7 85... parsel numarasıyla ve 647,67 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 36... parsel sayılı 397,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 7 85... parsel numarasıyla ve 364,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın yüzölçümünün yaklaşık 62,62 metrekare azaldığını, bu azalmanın komşu 7 85... parsel sayılı taşınmaz ve yol ile olan sınırlarının hatalı ölçülmesinden kaynaklandığını ileri sürerek, yenileme kadastrosu tespitinin iptali ile eski sınırlara göre tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uyuşmazlık konusu 7 85... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki müşterek sınır yönünden taraflar üzerinde anlaştıkları müşterek sınırı zeminde keşif heyetine göstermiş olup tarafların üzerinde anlaştıkları sınır noktaları ilk bozma öncesi aldırılan 17.09.2020 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide B3–B4–B5 noktalarından geçen kırmızı renkli hat olarak gösterildiği, tarafların 7 85... ve 3 parsel arasındaki müşterek sınır üzerinde anlaşmaları nedeniyle bu sınır yönünden yenileme kadastrosunun iptali ile 7 85... ve 3 parsel arasındaki müşterek sınırın ilk bozma öncesi aldırılan 17.09.2020 tarihli rapora ekli krokide B3–B4 ve B5 noktalarından geçen kırmızı renkli hat olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmış, mahkememizce verilen önceki hükmün taraflardan birinin istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın ayrıca dava dilekçesi ile dava konusu maliki bulunduğu eski 1 36... parsel yeni 7 85... parsel sayılı taşınmazının kuzeyinde bulunan yol ile müşterek sınırının uygulama kadastrosu çalışmalarında usulüne uygun tespit edilmediğini iddia ettiği görülmüştür. Mahkememizce verilen önceki hüküm bozulmakla; mahkememizce yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığı, taşınmazın tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmış, alınan beyanlara göre taşınmazın tesis kadastrosu döneminde sınırlarında kazıkların bulunduğu, daha sonra tesis kadastrosu kesinleştikten sonra davacının bu kazıkları sökerek keşif tarihinde zeminde bulunan duvarı yaptığı, ancak bahsi geçen duvarı daha önce zeminde bulunan kazıkların bulunduğu yerden daha geriye doğru yapıp evinin önünde araç parkı için yer bıraktığını beyan ettikleri görülmüştür. Mahkememizce ikinci bozma öncesi aldırılan 29.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda da yenileme kadastrosu çalışmalarında zeminde bulunan taş duvarın sabit sınır olarak alınarak tesis kadastrosu sınırlarının değiştirildiği, ancak hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede de dava konusu taşınmazın bir kısmının yolun içerisinde kaldığı, alınan beyanlardan da dava konusu taşınmazın üzerindeki yapının tesis kadastrosu döneminde zeminde mevcut bulunmayıp daha sonradan yapıldığı, bu nedenle sabit sınır olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, keşifte yapılan ölçümler ile tesis kadastrosunun sınırlarının çakıştığı anlaşıldığından, tesis kadastrosu döneminde zeminde sabit sınır bulunmamasına rağmen uygulama kadastrosu çalışmalarında sonradan yapılan duvarın sabit sınır olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu .." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağının iptaline, taşınmazın kuzeyinde bulunan yol ile arasındaki sınırın 27.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide mavi çizgili olan tesis kadastrosu sınırını gösteren hat esas alınmak üzere ve yine dava konusu taşınmazın komşu 7 85... parsel sayılı taşınmaz ile müşterek sınırının 27.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen (B3), (B4) ve (B5) noktaları esas alınmak üzere belirlenmesine, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taralı bölümün dava konusu taşınmaza eklenmesine, dava konusu yeni 7 85... parsel sayılı taşınmazın 700,15 m² yüzölçümüyle, 7 85... parsel sayılı taşınmazın ise 361,85 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kadastro mahkemesinin görevli olmadığını, yolun mahalle yolu olduğunu, tesis kadastrosu ile oluşturulan sınırlandırmanın kesinleşmesinin hukuki değerinin olmayacağını, kayıt uygulamaları ve tanık anlatımlarının denetlenmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin somut delillere dayandırılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, eksikliklerin tamamlanmadığını, duvarın geriden yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, duvarın sınırı belirlediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığı'ndan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.