"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2241 E., 2025/1005 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/228 E., 2023/431 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 88 47... parsel sayılı 344,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve 5 yılı aşkın süredir ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... Belediye Başkanlığı adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; eski 1534 parsel sayılı taşınmazın 7143 sayılı Kanun'a göre kullanım kadastrosu yapıldığını, yapılan çalışmada dava konusu taşınmaza davacının tapu ile malik olduğunu ve kullandığını, elektrik aboneliği başvurusunda bulunduğunu, izinli su kuyusu açtığını, ağaçlandırma yapıp etrafını çevirdiği halde kullanıcı olarak beyanlar hanesinde gösterilmediğini ileri sürerek, müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal hasım olduklarını, 7143 sayılı Kanun gereğince taşınmazların belediye adına tescil edildiğini, davacının belediyede emlak vergisinin bulunmadığını, arazi ve bina tespit formu ile özel parselasyon haritası bulunmadığını, dava konusu taşınmazlara ait emlak vergi kaydının da olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanında olduğunu, bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca söz konusu çalışmanın Kadastro Müdürlüğü tarafından yapıldığını, bu nedenle davanın ilgili kuruma ve Hazineye yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmesi nedeni ile husumetten davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 88 47... parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine ait olduğunu, 12.07.2011 tarihli arazi tespit formu ve aynı tarihli satış senedi ile müvekkilinin taşınmazı aldığını ve belediyeden adına tescil etmediğini, müvekkili tarafından usulüne uygun tespit ve kayıtları doğrultusunda vergilerinin ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 1534 parsel sayılı taşınmazda 08.10.2008 iktisap tarihli tapu ile 501,04 m² hisseli tapusuna dayanarak Mahkememiz nezdinde 4 ayrı dava açtığı ve yaklaşık 2.000 m²lik alanda zilyetliği olduğunu iddia ettiği, davacının dayandığı tapulu hissesinin 1534 kök parsel sayılı taşınmazın neresine ait olduğunun bilinemediği, davacıya ait emlak vergisi kaydına rastlanılmadığı, bilirkişi raporu ile incelenen taşınmaza ait 20 13... tarihli hava fotoğrafları ile dava konusu taşınmazın boş arsa olduğu tespit edilmekle, davacının taşınmazın fiili kullanıcısı olduğu iddiasının da ispat edilemediği, taşınmazda yapılan keşifte taşınmazın herhangi bir şekilde fiili kullanımda olmadığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi tanıklarının da davacının kullanımını ifade etmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların müvekkilinin kullanmasına, etrafının çitlerle çevirmesine, elektrik aboneliği başvurusunda bulunmasına rağmen fiili kullanıcı olarak gösterilmediğini, tapu kaydı ve tanık beyanları ve emlak kayıtları ile müvekkilinin kullanıcı olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazın değerlendirilmediğini, müvekkilinin taşınmazı 2008 tarihinde satın aldığı ve etrafının çevrilip su kuyusu açtığını, müvekkilinin çeşitli sebeplerle tel çitlerin yıpranması, kırılması karşısında defalarca çitleri yenilediğini, dava konusu parselin komşu 88 47... , 21, 23... parsellerle bir bütün olarak kullanıldığını, tanık beyanları ile de taşınmazın müvekkili tarafından alınıp etrafının tel örgü ile çevrildiğinin sabit olduğunu, dava tarihinden sonra davalı tarafından tel çitlerinin kaldırılarak perde duvar yapıldığını belirterek, kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek-4.
maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.