"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1667 E., 2025/216 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/38 E., 2023/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 43 parsel sayılı 3.800 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 5.424,72 m² yüzölçümlü olarak, ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 102 parsel sayılı 2.700 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 02... parsel numarasıyla ve 3.871,63 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, tescil harici alanların yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin komşu 1 02... ile 1 04... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun yıllardır müvekkilleri tarafından kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı Hazine davalı olarak 1 04... ve 18 parselleri göstermiştir. Dosyada bulunan ve hükme esas alınan 21.08.2023 tarihli ziraat ve harita bilirkişi raporunda 14 parsel sayılı taşınmazın güney sınırı dışındaki sınırların tesis kadastrosu ile uyumlu olduğu, 1959 yılında yapılan tesis kadastrosunda güney sınırında yol olmamasına karşın 1973-1994 hava fotoğraflarında ise güney sınırında yol gözüktüğü, güncelleme çalışmalarında ise bu yolun sınır olarak esas alındığı fiili kullanımın da buna uygun olduğu belirtilmiş olmasına ve bu parsel malikleri tarafından açılmış bir dava da bulunmadığına göre Mahkemenin 14 parsele ilişkin davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, aynı raporun 18. sayfasında haritada (A) harfi ile işaretli alanın tesis kadastrosunda tescil dışı alan olarak bırakıldığı ama güncelleme çalışmalarında 18 numaralı parsele eklendiği belirtilmesine rağmen Mahkemece burada da kullanım olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira yukarıda açıklandığı gibi güncelleme kadastro çalışmalarına itiraz davalarında mülkiyet uyuşmazlıkları ele alınamayacak olup taşınmazların sınır ve ölçümlerinin güncel teknik gelişmelere uyumu amaçlanmaktadır. Bu sebeple tescil dışı alana ilişkin mülkiyet iddiası, zeminde bir kullanım olup olmaması bu davanın konusu değildir. Bu nedenle Mahkemece bu parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesine gerekirken reddedilmiş olması hatalı olmuştur. Buna göre Hazinenin 1 04... parsele ilişkin açtığı davanın kabulüne, 21.08.2023 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın davalı 18 parselden ifrazı ile tescil dışı alan olarak bırakılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu 1 04... parsele ilişkin açılan davanın reddine, 1 04... parsele ilişkin açılan davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın Bölge Adliye Mahkemesi kararında 1 04... parsel olarak geçtiğini ve bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini, kadastro çalışmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmaz yönünden de davalarının kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş olup Kadastro Hakiminin de doğru, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde, 1 04... parsele ilişkin açılan davanın reddine karar verildiği halde taşınmaza ilişkin tescil hükmü kurulmaması; yine dava konusu 1 02... parselin, 1 04... parsel olarak yazılması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere " Dava konusu Bitlis ili ... ilçesi ... köyü 1 04... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan kadastro tespiti gibi tapuya tesciline," ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan 1 04... parsel ibaresi yerine "1 02... parsel" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.