Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3001 E. 2026/53 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/145 E., 2025/366 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/144 E., 2022/68 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1 parsel sayılı 17.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 57... parsel numarasıyla ve 15.439,78 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 148 parsel sayılı 5.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 57... parsel numarasıyla ve 6.090,88 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 47 parsel sayılı 28.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 57... parsel numarasıyla ve 31.393,94 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazinenin hissedar olduğu 1 57... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait 1 57... ve 16 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu taşınmazların sınırlarının ilk tesis kadastrosuna göre alındığı, eski tarihli hava fotoğrafına uyumlu olduğu, uygulama projesinde belirlenen sınırların hatalı olmadığı, aynı sınırlar günümüz teknolojisi ile hassas olarak ölçüldüğünde teknolojik fark nedeniyle yüzölçümde farkın oluştuğu, uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarına göre, dava konusu taşınmazların tapulama alanları ile güncelleme alanları arasındaki alan farklarının tapulama çalışmalarının yapıldığı dönemin koşulları ve teknolojik yetersizliğinden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi, Kadastro Güncelleme Yönetmeliği ve ilgili mevzuatlara uygun yapıldığının belirlendiği,"gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, uygulama kadastrosu sınırlarının mevcut kullanıma göre oluşturulduğunu, eski kadastro paftası sınırlarının ve kırık noktalarının dikkate alınmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§