"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/571 E., 2025/614 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/158 E., 2021/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Gaziantep ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1 65... parsel sayılı 4.800,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 65... parsel numarasıyla ve 4.637,06 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1 65... parsel sayılı 27.348,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 65... parsel numarasıyla ve 27.378,09 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda Hazineye ait 1 65... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalıya ait 1 65... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "05.07.2021 havale tarihli rapordan dava konusu taşınmazın sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, azalmanın planimetre hesap yöntemi ile hesap şeklinden kaynaklandığı, davalı taşınmazlardaki artışın davacı taşınmazından kaynaklanmadığı, davacının taşınmazının sınırlarının aynı olduğu değişiklik olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı," gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan denetime göre dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştığı, 1 65... parsel sayılı taşınmazın planimetre ile kadastro paftasından sınırları çevrilerek alanının 4.800 m² olarak hesaplandığı, planimetrenin klasik anlamda mekanik bir alan ölçme aracı olması sebebi ile bu tip alan hesabı yapılan parsellerde artı ya da eksi yönde bir hatanın olabileceği, bu nedenle de taşınmazın alanı tesis kadastro paftasında 4.800 m² olarak hesaplanmış ise de 2018 tarihinde yapılan uygulama kadastro çalışmasında alanının 4.637,06 m² hesaplandığı, 162,94 m² yüzölçüm azalışının teknolojik yöntem farklılığından kaynaklandığı, paftaların bire bir çakıştığı, yöntem farklılığı dışında tesis kadastro paftasında hata olmadığı, tesis kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğrafı incelemesine göre de farklılık tespit edilmediği, bu nedenlerle dava konusu taşınmaz ile ilgili yapılan uygulama kadastrosu çalışmasının kanun ve yönetmeliğe uygun yapıldığı," gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini, davanın kabul edilerek, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.