Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2866 E. 2026/30 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1972 E., 2024/2095 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/1 E., 2024/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin davanın niteliği nedeniyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Antalya ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ve davalılar adına kayıtlı bulunan eski 430 parsel sayılı 1.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 02... parsel numarasıyla ve 2.336,42 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de hissedar olduğu dava konusu taşınmaza eklenen yerin 1970'li yılların başından beri ... tarafından üzerine ev inşa edilerek malik sıfatıyla aralıksız nizasız fasılasız konut ve meyve bahçesi olarak kullanılmakta iken müvekkilinin eşi ...'e köy senedi ile satıldığını, daha sonra da miras taksimi sonucu müvekkiline kaldığını belirterek, dava konusu alanın müvekkiline ait eski 455 parsel yeni 2 02... parsele eklenmesini talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra dosyaya sunduğu dilekçe ile eskiden tescil harici olan daha sonra dava konusu taşınmaza eklenen yerin tekrar tescil harici bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin davacıya ait olmadığını, davalıların zilyetliğinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İcra edilen keşifte zeminde dava konusu taşınmazın sınırlarını gösteren sabit bir sınır bulunmadığı, ilk tesis çalışmalarının 1982 yılında takeometrik yöntemle yapıldığı ve yüzölçüm hesabının planimetre ile hesaplandığı, bilirkişi raporunda izah edildiği üzere dava konusu taşınmazın batı sınırı, orman sınır hattına dayanması sebebiyle kesilerek 4 30... parsellerin oluşturulduğu, dava konusu taşınmazın ilk tesis paftası ile 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen paftanın çakışması sonucu doğu sınırındaki uyumsuzluğun tersimat hatasından kaynaklı olduğu, davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın batı hududunda bulunan bölümün yörede 2011 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucu orman sınırlarında düzeltme yapıldığı, 22/2-a madde kapsamında yapılan çalışmaların da bu çalışma ile belirlenen orman sınırına göre yapıldığı, bu sebeple eski 430 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün arttığı, davacı tarafından dava konusu edilen bölüm ile ilgili yapılan çalışmaların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygun yapıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın uygulama tutanağı ve ekindeki komisyon kararındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tesis kadastrosu esnasında dava konusu taşınmazın sınırında yol olarak tescil harici alan bulunmadığı, eski 4 30... ada 131 parselin itiraza konu batı sınırının orman sınır hattına dayandığı, 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek-4 maddesi uyarınca yapılan çalışmada orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğu tespit edilerek kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilme çalışmasının yapıldığı, bu çalışmaya Orman İdaresi veya Hazine tarafından itiraz edilmediği, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesince yapılan çalışmada bu sınır esas alınarak taşınmazın yüzölçümünün belirlendiğinden davalı alanın ilk tesis kadastrosunda da davalı taşınmaz sınırları içinde yer aldığı ve güncelleme çalışmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taleplerinin doğru anlaşılmadığını, dava konusu parselin itiraza konu batı sınırının orman sınır hattına dayandığı belirtilerek orman sınırı esas alınarak değerlendirme yapılmış ise de, dava konusu taşınmazın batı sınırında orman değil üzerinde hak iddia ettikleri kadastral boşluk yol ve müvekkiline ait 455 parsel bulunduğunu, söz konusu alanın üzerinde müvekkiline ait en az 60 yıllık ev ve kulübe bulunduğunu, yenileme sonucunda mülkiyete şamil sınır değişikliği ortaya çıkarıldığının sabit olduğunu, bu kadastral boşluğun, yenileme çalışmaları öncesindeki hukuki duruma iadesini sağlamak istediklerini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§