"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1082 E., 2025/131 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/211 E., 2023/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 205 parsel sayılı 22.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 28 35... parsel numarasıyla ve 22.046,46 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 28 35... parsel sayılı taşınmazın 22.046,46 metrekare yüzölçümüyle tapuya kayıtlı olduğunu ancak taşınmazın hemen bitişiğinde bulunan 1,5-2 dönüm tescil harici yeri de müvekkilinin sahiplenerek kullandığını, emek ve mesai harcayarak ağaçlandırdığını, imar-ihya ettiğini belirterek, tescil harici yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zilyetlikle iktisap koşullarının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu yerin zilyetlikle kazanılamayacağını, davacı tarafın iddialarının soyut olduğunu, ecrimisil ödemesi olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "28 35... parselin alanının tesis kadastrosunda 21.695,16 metrekare, uygulama kadastrosunda da 22.046,46 metrekare olduğu, davacılarca tescili istenen 988,49 metrekarelik tescil harici alanın sunulan krokide tesis kadastro paftasında görülen parsel sınırı içerisinde yer alan ve hava fotoğraflarında imar ihya edilmiş kesimi olan (A) harfiyle gösterilen alanın yüzölçümü 598,37 metrekare, tesis kadastrosunda parsel sınırları dışında yer alan ve hava fotoğraflarında imar ihya edilmemiş olan ancak keşif esnasında görülen mandalina ağaçlarının bulunduğu tescil harici bırakılması gereken (B) harfiyle gösterilen alanın 390,12 metrekare olarak ölçüldüğü, hava fotoğraflarının incelenmesi ve alanda keşif esnasında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 28 35... parsel sınırlarının taşınmazın güney kesiminde 22/2-a maddesi gereğince yapılan ve 13.01.2014 tarihinde de kesinleşen 13.02.2014 tarihinde tescili yapılan yenileme kadastrosunun, dava konusu alanda eksik ölçüm yapılarak tesis edildiği, 1956 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda hazırlanan pafta incelendiğinde 28 35... parsel sınırlarının, taşınmaz kullanımı ve 1953 yılı hava fotoğrafları ile uyumlu biçimde davaya konu alanda (A) harfiyle gösterilen alanı kapsayacak şekilde hazırlandığı, (A) harfiyle gösterilen 598,37 metrekare tescil harici dava konusu alandaki mandalina ağaçlarının, 28 35... parseldeki ağaçlarla aynı zamanda 1970 yılında dikildiği, 45-50 yaşa ulaşmış mandalina ağaçlarıyla kaplı olduğu, davacıya ait 28 35... parselin 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a yenileme kadastrosu tutanak örnekleri celp edilmiş ve bilirkişilerden alınan ek raporda (A) harfiyle gösterilen alanın tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılmadığı aksine davacıya ait komşu 17 parselin içinde yer aldığı ancak 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a yenileme kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak sınırın belirlenmesi sonucu tescil harici alanda kaldığının anlaşıldığı, maddi vakıaları öne sürmek davacıya hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime ait olduğundan (A) harfiyle işaretli alan yönünden talep kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraz olarak kabul edildiği, bilirkişilerin hava fotoğraflarına dayanarak yaptıkları ve mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanları ile uyumlu, zeminde bulunan ağaçların yaşları ile örtüşen tespitlerine itibar edilerek davacının bu kısım yönünden davasını ispat ettiği, (B) ile işaretli alanın ise ... çayının yatağında kaldığı, derenin debisinin mevsime ve yağış miktarına göre arttığı zamanlarda taşkına maruz kalabileceğinden tarıma elverişli olmadığı, kaldı ki bu alanın niteliği itibarıyla zilyetlikle iktisaba konu olamayacağı" gerekçesiyle bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 598,37 metrekarelik taşınmaza ilişkin uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile bu kısmın 28 35... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 390,12 metrekarelik taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu edilen ve teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (A) harfiyle gösterilen 598,37 metrekarelik yerin, davacı adına kayıtlı 28 35... parsel sınırları içinde tapuda kayıtlı iken bölgede 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonunda sehven parsel sınırları dışında bırakıldığının anlaşıldığı, bu konuya ilişkin talebin kesinleşen uygulama kadastrosunun iptali talebi olarak değerlendirilerek, davacıya ait taşınmazın uygulama kadastrosunun iptali ile (A) harfiyle gösterilen kısmın, davacıya ait taşınmaza eklenerek tesciline karar verilmesi ve uygulama kadastrosunda tescil harici kısımda kalan yer ile ilgili yasal hasım olan davalılara yargılama gideri yüklenmemesi ve dava konusu edilen ve (B) harfiyle gösterilen kısmın ise tescil harici alan olmakla birlikte, ... çayının taşkın alanında kaldığı ve tescile ve tarımsal amaçlı kullanıma uygun olmadığı anlaşıldığından bu kısma ilişkin davanın reddine ve reddedilen kısım yönünden yasal hasım olan davalılar lehine (karar tarihi itibariyle hesaplanan nisbi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeniyle) maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde: yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın bir kısmı dere yatağı olduğu için jeolog bilirkişi ile yeniden keşif yapılması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.