"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/309 E., 2025/362 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/102 E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin davanın niteliği nedeniyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 13 78... parsel sayılı 1.309,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığını ancak zilyet hanelerinin boş bırakıldığını, yaklaşık 40 yıldır müvekkilinin kullandığını, 2010 yılına kadar tarım arazisi olarak, 2010 yılından sonra depo olarak kullanıldığını belirterek, kadastro tespitlerinin iptalini ve beyanlar hanesine müvekkili ...'ın zilyetliğinde olduğuna ilişkin şerh düşülerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, öncesi orman olan yerlerin şahıslar adına tespit ve tescil edilemeyeceğini, zilyetlikle iktisaplarının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmazların uzun yıllardır davacının kullanımında olduğu ve kullanım kadastrosu tespit tarihine dek davacının taşınmazlar üzerindeki kullanımının devam edegeldiği, davacının dava konusu 5 12... parsel sayılı taşınmazı tarımsal faaliyette kullandığı, taşınmaza meyve ağaçları diktiği; 13 78... parsel sayılı taşınmazı ise taş yığmak suretiyle depo olarak kullandığı, bu hususların mahallinde icra olunan keşifte dinlenilen tanık beyanları ile sabit olduğu, keşif sonrası düzenlenerek dosyaya sunulan fen bilirkişi raporunda dava konusu 5 12... parsel sayılı taşınmazın 2009 yılına ait ortofoto haritasında sürgü izlerinin olduğu ve taşınmazda fiili kullanım sınırlarının oluştuğu, 2011 yılına ait ortofoto haritasında taşınmazın içinde meyve ağacı fidanlarının olduğunun ve taşınmazın tarla olarak kullanıldığının gözüktüğü, 20 19... yılına ait ortofoto haritasında taşınmaz içerisindeki ağaçların büyümüş vaziyette gözüktüğü; 13 78... parsel sayılı taşınmazın 2009 yılına ait ortofoto haritasında taşınmaz üzerinde iş makinası ve kuzey kısmında taş yığınlarının olduğu, 2011 yılına ait ortofoto haritasında taşınmaz içerisinde küçük depo şeklinde bir yapının olup yine kuzey kısmında taş yığınlarının olduğu, 20 19... yılına ait ortofoto haritalarında inşaatta kullanılan taşların parselin tamamında olduğunun gözüktüğü; ziraat bilirkişisi raporuna göre 5 12... parsel sayılı taşınmaz üzerinde insan eli ve emeğiyle dikilerek yetiştiriciliği yapılan 38... ila 25 yaşları arasında çoğunluğu ceviz ve badem ağaçlarından oluşan muhtelif türlerde meyve ağaçlarının bulunduğu, 1992 yılı ve öncesi tarihlerde taşınmazın genelinde imar ihya ve zilyetlik faaliyetlerinin mevcut olmadığı, 1992 yılı sonrası taşınmazların genelinde setleme ve toprak dolgu çalışmalarından mütevellit imar ihya çalışmalarının tamamlandığı, 5 12... parsel sayılı taşınmazın genelinin 2009 yılı öncesi tarihler itibarıyla toprak işlemeli tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanılmaya başlandığı, 2013 yılı itibariyle keşif tarihinde tespitleri yapılan meyve ağaçlarının kademeli olarak taşınmaz geneline dikilerek yetiştiriciliğine başlanıldığı, taşınmazın 2013 yılı sonrası zaman zarfında geneli üzerinde kapalılık oluşturan meyve ağaçlarının sayısı, bakımlılık durumu ve benzeri özellikleri dikkate alındığında 5 12... parsel sayılı taşınmazın dikili tarım arazisi özelliğine sahip olan tarım arazilerinden olduğu; dava konusu 13 78... parsel sayılı taşınmazın tasarruf sınır hatları civarında insan eli ve emeği ile dikilerek yetiştiriciliği yapılan 12 yaşlarında 2'şer adet armut ve erik ağaçları ile 10 yaşlarında 3 adet kavak ağacının bulunduğu, taşınmazın genelinin ticari amaçlı depolaması yapılan kuru taşlar ve hafriyatlar ile kaplı olduğu, ayrıca taşınmaz üzerinde iş makinelerinin bulunduğu, taşınmaz genelinin 2009 yılı öncesi itibariyle ticari mahiyette kullanıldığı, 2013 yılı itibariyle keşif tarihinde tespitleri yapılan ağaçların kademeli olarak taşınmaz geneline dikilerek yetiştiriciliğinin başlanıldığı, taşınmazın genel anlamda inşaat malzemesi ve iş makinelerinin depolama ve park yeri olarak kullanılan ticari amaçlı arazilerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 5 12... ve 13 78... parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitinin iptaline, taşınmazların tutanakta yazılı yüzölçümü ve niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" "Bu parsel ... oğlu ...'ın kullanımındadır" kaydının yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu 5 12... parselin tarla niteliği ile tespit gören komşu ve sınırdaş taşınmazlar ile toprak yapısı ve bünyesi ile topoğrafya özelliklerinin aynı olduğu, üzerinde insan eliyle ve emeğiyle dikilerek yetiştiriciliği yapılan 38... ila 25 yaş aralığında çoğunluğu ceviz ve badem ağaçlarından oluşan muhtelif türlerde meyve ağaçlarının bulunduğu, sürdürülen imar-ihya faaliyetlerinin 1992 yılında başlayıp 2009 yılı öncesinde tamamlanmış olduğu belirtilmekle, bu parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 13 78... parsel yönünden ise; taşınmazın genelinin ticari amaçlı depolaması yapılan kuru taşlar ve hafriyatlar ile kaplı olduğu, taşınmaz üzerinde iş makineleri bulunduğu, toprak işlemeli tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanımın bulunmadığı, insan eliyle ve emeğiyle dikilerek yetiştiriciliği yapılan 12 yaşlarında 2'şer adet armut ve erik ağaçları ile 10 yaşlarında 3 adet kavak ağaçlarının yanında doğal olarak yetişmiş ve gelişim göstermiş 50 yaşlarında 1 adet ardıç ağacının bulunduğu, toprak işlemeli tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanımın bulunmadığı tespit edilmekle bu taşınmaz yönünden tarımsal amaçlı ve ekonomik amaca uygun kullanım olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 5 12... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptaline, taşınmazın tutanakta yazılı yüzölçümü ve niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" "Bu parsel ... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, dava konusu 13 78... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1378 parselin diğer parseller ile birlikte dere yatağı iken doldurulup imar ihya edildiğini, başlangıçta tarımsal faaliyet için kullanıldığını, ardından depo olarak kullanıldığının ortaya konulduğunu, kullanım kadastrosunda asıl olanın orman vasfını kaybetmesi, zilyetlik ve tarım özelliği gösterebilmesi olduğunu, bu üç şartın üçünün de gerçekleşmiş olduğunu, 13 78... parselin müvekkilinin malzeme alanı olduğunun ortaya konulduğunu, bu parselde de imar ihyanın tamamlandığını, dolgu işlemi ile müvekkilinin kullanımının sabit olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, temyize konu 13 78... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 6/2. maddesi gereği 31.12.2011 tarihinden önce kullanım olması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde 24.06.2024 tarihli fen bilirkişi raporuna göre 2009 yılı ortofotosunda 13 78... parsel sayılı taşınmazda iş makinesi ve kuzey kısmında inşaatta kullanılan taş yığınlarının olduğu, 20 11... yılları hava fotoğrafında da küçük bir depo şeklinde yapının ve yine kuzey kısmında inşaat taşlarının olduğu, 22.07.2024 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre de 13 78... parsel sayılı taşınmazın tasarruf sınır hatlarında çoğunlukla kuru taşlar ile güçlendirilmiş toprak anlar, kot ve kullanım farkı ile zeminden kadastral yol olarak kullanılan alanlardan kaynaklı sabit ve belirgin sınır iz ve işaretlerinin bulunduğu, keşif tarihinde çoğunluğu taşınmazın tasarruf sınır hatları civarında insan eliyle ve emeğiyle dikilerek yetiştiriciliği yapılan 12 yaşlarında 2'şer adet armut ve erik ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın genelinin ticari amaçlı depolaması yapılan kuru taşlar ve hafriyatlar ile kaplı olduğu, ayrıca taşınmaz üzerinde iş makinelerinin bulunduğu, taşınmazın genelinin düz ve düze yakın eğime sahip olduğu, bir kısmının hafif eğimli olduğu, genelinin 2009 yılı öncesi itibarıyla inşaat malzemesi depolama ve satışı yapılan ticari mahiyette kullanımın başladığı tespit edilmiştir.
Hal böyleyken, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesine kullanım şerhi verilebilmesi için mutlaka zirai faaliyet gerekmeyip, sahiplenme arzusunun bulunması önemli olduğundan, fen ve ziraat bilirkişi raporlarına göre de sahiplenme arzusu ispatlandığından davacı ...'ın, dava konusu 13 78... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde kullanım şerhine yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi