Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2735 E. 2026/58 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1416 E., 2024/1563 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2016/856 E., 2022/79 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro çalışmaları sırasında, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 941 parsel sayılı ve 7.074,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartları oluşmadığı halde davalı adına tespitinin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 50 yıldan fazla süredir kendi zilyetliğinde olduğunu, tüm köy halkının taşınmazın kendisine ait olduğunu bildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "mahkememizce yapılan keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın ... ailesine ait olduğunu, davalı ...'a miras kaldığını, taşınmazı arpa, buğday, mercimek ve bostan ekerek aralıksız günümüze kadar kullandıklarını, 1990'lı yıllarda Ötün ailesiyle yaşanan kan davası nedeniyle Bursa iline taşındıklarını ama taşınmazı köye sık sık gelerek kullanmaya devam ettiklerini, kullanmadıkları dönemlerde de taşınmazı icara verip kullanıma devam ettikleri şeklindeki beyanları ve jeodezi bilirkişi raporunda incelenen 1973, 1984, 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet ve kullanımın olduğu, 2002 yılı hava fotoğrafının dava konusu yeri kapsamadığından değerlendirme yapılamadığı yönündeki tespitleri; dava konusu taşınmazın köyde yaşanan kan davası gerekçesiyle kullanılamama durumunun yargıtay içtihatlarına göre "zoraki terk" olgusu olarak kabul edilebileceği, kaldı ki zoraki terk sürecinde davalı ve ailesinin dava konusu taşınmazı icara vermek suretiyle kullanımına devam ettikleri dolayısıyla taşınmazda malik olma iradelerini devam ettirdikleri sonucuna varılarak, açıklanan nedenler ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim koşulları oluştuğu sonucuna varıldığı

" gerekçeleriyle davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazı gösterir fotoğraflara ve incelenen hava fotoğrafına göre çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, jeodezi bilirkişi raporundan; 1973, 1984, 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın tamamı üzerinde zirai faaliyet olduğu, imar ihyanın mevcut olduğu, ziraat bilirkişisi raporundan, yıllardır taşınmazın sürülü olduğu, taşları toplanmış olduğu, bu halde imar-ihyanın olduğu, zirai olarak değerlendirildiğinde tarım yapılan III. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olduğu, alınan beyanların da raporlarla örtüştüğü, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarından davalının taşınmazı kan davası nedeniyle bir dönem kullanamama halinin olduğu, zoraki terk olgusunun bu anlamda kabulünün mümkün olduğu, kaldı ki kullanamadığı dönemlerde taşınmazı icara verdiklerinin beyan edildiği, bu haliyle çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit maliki lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun objektiflikten uzak olduğunu, delillerin yanlış değerlendirilerek eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olup olmadığı, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§