"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/55 E., 2025/364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/795 E., 2024/647 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 90... parsel sayılı 190,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; 18.06.1989 tarihinde, 33 numaralı hisseye tekabül eden 370,00 m²lik olan dava konusu taşınmazı zilyetlik devir sözleşmesi ile ... isimli şahıstan satın aldığını, emlak vergisini ödediğini belirterek, 1989 yılından beri hak sahibi ve muhdesat sahibi olduğunun tespitini ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...'ün 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/367 Esas sayılı dava dosyası ile zilyetliğin tespitini istediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, Hazinenin yasal hasım olduğunu bu nedenle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Tespit tarihinden önceki yıllara ait hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu, dava konusu taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, ekili ağacın bulunmadığı, taşınmazın tarımsal alan olmadığı, taşınmazın zirai amaca uygun kullanılmadığı, taşınmazda kendiliğinden yetişen otların temizlenmediği, dinlenen kadastro tutanağı bilirkişisi, davacı tanığı ve mahalli bilirkişi beyanlarından, davacının taşınmaz üzerinde doğrudan zilyetliğinin bulunmadığı, davacının zaman zaman dava konusu taşımaza gelip taşınmazı kontrol ettiği, taşınmazda tarımsal faaliyette bulunmadığı, taşınmazı tarımsal alan haline getirmek için bir faaliyet bulunmadığı, taşınmazın çevresini tel çit ile çevirmiş ise de tel çitlerin Mahkemenin 22.05.2024 tarihli keşfinden yaklaşık bir yıl önce yapıldığı, bu haliyle tespit tarihi itibarıyla taşınmazın etrafında çitlerin bulunmadığının anlaşıldığı, bu haliyle ekonomik amaca uygun zilyetlik unsurunun gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Davacı tarafça, dava konusu taşınmazın satın alma ve zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı kullanıcı şerhi verilmesi istemi ile eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairenin 2021/2659 Esas ve 2023/2507 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, yerel mahkemece, Dairenin kaldırma gerekleri yerine getirilmek sureti ile davanın niteliğine uygun deliller toplanarak yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazda davacı tarafın fiili kullanımının mevcut olmadığının tespiti ile yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kaldırma ilamı öncesi Hazinenin vekalet ücreti için istinafa başvurduğunu, esasa ilişkin istinafa başvurmadığını, dava konusu alanın tel çit ile çevrili olduğunu, uzun yıllar tel çit olduğunu, ancak çalındığını, kaldırma kararından önce kabul kararı verildikten sonra tel çitin tekrar konulmadığını, ancak keşiften yaklaşık 1 yıl önce tekrar konulduğunu, raporun haklılıklarını ortaya koyduğunu, davacının fiili kullanımının mevcut olduğunu, dava konusu yerin arsa olarak kullanıldığını, yapılaşma şehirleşme olan yerde, otlar ve taşların temizlendiğini, müvekkilinin dava konusu yeri satın aldığını, vergisini ödediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.