Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2645 E. 2026/152 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/16 E., 2025/16 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 905 parsel sayılı 1.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 7 60... parsel numarasıyla ve 1.110,87 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; eski 9 05... ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sonucunda eksildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/5 Esas, 2020/1 Karar sayılı kararı ile "...davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının beyanları ile davacıya ait taşınmazın sınırlarının davacının iddia ettiği gibi değiştirilmediği ve davalı yararına genişletilmediği, esasen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ilk tesis kadastrosu sırasında davacıya ait taşınmazın alanının tersimat hesap hatası nedeniyle yanlış hesaplandığı ve tesis kadastrosu yüzölçümünün 1.110.87 m² olarak tespit edilmesi gerektiği, keşif sırasında mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının taşınmazın sınırlarını göstermeleri doğrultusunda teknik bilirkişilere ölçtürülen sınırlar ile uygulama kadastrosu sınırlarının aynı olduğu ve örtüştüğü, hava fotoğraflarında ve özellikle 1976, 19 92... yıllarına ait hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın sınırlarının belirgin olup uygulama kadastrosu ve keşif sırasında ölçülen sınırlar ile aynı olduğu, sınırların davacı aleyhine değiştirilip genişletilmediği ve tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farkının tersimat hesap hatasından kaynaklandığı.. " gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu (eski 905) yeni 7 60... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli ve 2020/1137 Esas, 2022/2688 Karar sayılı kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince tapu kayıtları, ilk tesis kadastro paftası, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi çalışmaları sonucu oluşan pafta ve ortofotolar getirtilip mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait taşınmazdaki yüzölçümü eksilmesi olmadığı, sınırlarınını değiştirilmediği, ilk tesis kadastrosu sırasında davacı tarafa ait taşınmazın alanının tersimat hesap hatası nedeniyle yanlış hesaplandığı, tesis kadastrosunun yüzölçümünün 1.110,87 m² tespit edilmesi gerektiği tespit edilmekle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, açıklanan sebeplerle sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.02.2024 tarihli ve 2023/3024 Esas, 2024/510 Karar sayılı ilamı ile "...İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davada yöntemince taraf teşkilinin sağlanmadığı ve ayrıca hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi heyetine ait ek raporun ekinde yer alan, tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasını çakıştıran ek-8 numaralı krokinin incelenmesinde, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait 905 parsel (yeni 7 60... parsel) sayılı taşınmazın içerisinde bulunan bir kısım yerin, uygulama kadastrosu sırasında komşu 388 (yeni 7 60... ) parsel, 907 (yeni 7 60... ) parsel ve 392 (yeni 7 60... ) parsel sayılı taşınmazlara dahil edildiği görülmekte olup, bu husus bilirkişi raporunun içeriğinde de anlatılmaktadır. Bu durum karşısında, davacıya ait taşınmaza komşu 7 60... , 12... parsel sayılı taşınmaz maliklerinin yöntemince davaya dahil edilmeleri için davacı tarafa süre ve imkan tanınmaması ve böylelikle taraf teşkilinin eksik bırakılması usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Bununla birlikte; hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda, tesis kadastrosu sırasında tersimat hatasının yapıldığı ve bu tersimat hatasına göre uygulama kadastrosunun yapıldığı belirtildiği halde, bu raporda, tesis kadastrosu sırasında hangi değerlerin hatalı ölçülerek paftasına aktarımında tersimat hatası yapıldığı izah edilmediği gibi, bu durum krokide çakıştırmalı olarak gösterilmediğinden raporun denetlenmesi de mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, davasını, kendisine ait taşınmaza komşu 7 60... , 12... parsel sayılı taşınmaz maliklerine yöneltmek suretiyle yöntemince taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde sözü edilen taşınmaz maliklerinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin dahil olduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle, taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, özellikle önceki tarihli rapor içeriği de tartışılarak, tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarının birbiri ile örtüşmediği üzerinde önemle durulmalı, önceki tarihli bilirkişi raporunda değinildiği gibi tersimat hatası söz konusu ise bu husus denetime elverişli şekilde açıklanıp, kroki üzerinde de hatalı ve doğru tersimat sınırları çakışır şekilde gösterilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...

" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla olan sınırlarında tesis kadastrosunun yanlış yapıldığına dair somut bir bulguya rastlanmaması sebebiyle tesis sınırlarının doğru olduğu ve resmi sınırlar olarak bu sınırların kullanılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 7 60... , 12 , 13... parsel sayılı taşınmazlara ait uygulama tutanağındaki tespitlerinin iptali ile dosyada mevcut 04.09.2024 tarihli heyet rapor ve krokide; (A) harfi ile gösterilen 54,73 m² alanın davalı 7 60... (eski 907) sayılı parselden; (B) harfi ile gösterilen 15,77 m² alanın davalı 7 60... (eski 392) sayılı parselden; (C) harfi ile gösterilen 57,06 m² alanın davalı 7 60... (eski 388) sayılı parselden ifraz edilerek davacıya ait 7 60... (eski 905) parsele eklenerek eski 9 05... ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1.242,18 m² olarak, eski 9 07... ada 12 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 960,09 m² olarak, eski 3 88... ada 17 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 5.589,68 m² olarak, eski 3 92... ada 11 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 2.024,66 m² olarak tapuya tesciline, ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabul edilen kısmına ilişkin temyizlerinin bulunmadığını ancak davalı ... yönünden davanın kabulü gerekirken husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§