Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2553 E. 2026/55 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1191 E., 2025/188 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/19 E., 2023/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 89... parsel sayılı 7.624,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 39 60... parsel numarasıyla ve 7.599,50 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 89... parsel sayılı 6.267,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 39 60... parsel numarasıyla ve 6.321,49 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 39 60... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 39 60... parsel sayılı taşınmaza komşu 58 parsel ile olan sınırında kot farkının olduğu, bu kısımda 2,5-3 metre genişliğinde taş çağılların ve taş çağılların ortasında tek sıra halinde düzenli şekilde yaş ve görünüm itibariyle aynı, kara selvi ağaçlarının dikili olduğu, yapılan 2. keşifte mahalli bilirkişilerin çağıl ortasına dikilen ağaçların sınır olduğunu belirttiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 59 parsel ile 58 parselin ortak sınırını oluşturan raporda (B) harfiyle gösterilen kısımda 41. madde yönetmeliğinin 8/1-b maddesi gereğince arazide değişmeyen sınır niteliğinde olan her iki teknik bilirkişi raporunda da tesis kadastrosundan önce de var olduğu belirtilen taş çağıl ortasında yer alan kara selvi ağaçlarının sabit sınır olarak kabul edilebilecek nitelikte olduğu ve krokisinde gösterildiği halde ölçümünün yapılmadığı, tesis kadastrosunda sınırlandırma hatası dolayısıyla ölçüm hatasının yapıldığı, 22/2-a çalışmalarında geçerli sınır tipi olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, sabit sınır tipi olarak esas alınması gerektiği" gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hükme esas alınan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporlara göre; dava konusu taşınmazlarda tesis kadastro çalışmalarında sınırların takeometrik yöntemle ölçülüp belirlendiği, dava konusu 39 60... ve 59 parseller arasındaki sınırın incelenmesinde, iki parsel arasında kot farkı bulunduğu ve kot çizgisinden yapılan ölçüm ile krokide (B) harfi ile gösterilen 52,42 m²lik kısımda ölçü hatası olduğunun tespit edildiği, bu nedenle (B) harfi ile gösterilen bu kısmın davacı adına kayıtlı 39 60... parsele ait olması gerektiği, bu düzeltmeler yapıldığında dava konusu 39 60... parselin sonuç yüzölçümünün 7.651,92 m², 39 60... parselin yüzölçümünün ise 6.269,07 m² olacağı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği ve davada pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalı ... aleyhindeki davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu," gerekçesiyle davacı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosu çalışmalarında taşınmazının yüzölçümünün eksik belirlenmesinden Kadastro Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, husumetten ret kararının yerinde olmadığını, yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılması gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§