"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2248 E., 2024/2125 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/61 E., 2022/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 85... parsel sayılı 1.131,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 18 yıldan beri ... ve ...'ın müştereken kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiş; 26.10.2015 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış işlemi ile 1/2'şer hisseyle ... ve ... adına kayden intikal etmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 13 85... parsel sayılı taşınmazın ... isimli kişi tarafından 1970 yılında müvekkili olan davacıya devredildiğini, o zamandan beri davacının vergisini ödediğini, buna rağmen davalı ... ve ...'ın dava konusu taşınmazı adlarına yazdırarak sahte belgelerle diğer davalılara devrettiklerini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının ve satışın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili olan davalılar ... ve ... tarafından, müvekkili olan diğer davalıların verdiği muvafakatname neticesinde 6292 sayılı Kanun gereğince satın alındığını, davalılara yapılan satışın yasal ve geçerli olduğunu, davanın dinlenebilir olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya kapsamı itibarıyla 2/B kapsamındaki taşınmazlar için düzenlenen muvafakatnamelerin resmi noterlik kanalıyla yapıldığı söz konusu evrakların sahte olduğuna dair davacı tarafından bir delil sunulamadığı tüm bunların yanı sıra bu nitelikteki taşınmazların 6292 sayılı Kanun gereğince satışının gerçekleşmesinden sonra bu taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescili davasına devam edilmesinin mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davalı ... ve ...'a açılan davanın esastan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, davalılara ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına, bir kısım davalıların ise tapu kayıt maliki olmadığı anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava açıldıktan sonra İlk Derece Mahkemesi tarafından tapudaki diğer maliklerin davaya eklenmesi için süre verildiğini ancak İlk Derece Mahkemesinin taraflarına davanın tapu iptal ve tescil olarak mı yoksa tazminat olarak mı devam edileceği hususunda süre vermediğini, davalılardan ... ve ...'un hukuka aykırı bir şekilde muhdesat bilgisi yazdırmış olup yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, geçersiz olan kayıtlar nedeniyle yapılan tapu devrinin de kötüniyetli 3. kişilere geçtiğini, müvekkili davacının dava konusu taşınmazı 20 yıl boyunca zilyetliğinde bulundurduğunu, eksik inceleme nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğradığını belirterek, dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılara satışı yapılan taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenip dinlenemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.