Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/6797 E. 2026/85 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/151 E., 2024/134 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Düzce ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan 2 63... parsel sayılı taşınmaz, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sıarsında 6.445 m² yüzölçümü ve hali arazi vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.

2. Davacı, ... ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır.

II. CEVAP

Davalı Hazine temilcisi duruşmadaki beyanında; dava konusu gayrimenkulün orman ağaçları ve çalılarla kaplı olduğunu, bir bölümünde ormandan açma yapılarak fındık dikildiğini, gayri menkulün büyük bölümünün ormanla kaplı olduğundan orman işletme müdürlüğünün de davaya dahil edilmesi konusunda süre verilmesini, ayrıca davanın da reddini talep ettiklerini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2011 tarihli ve 2010/170 Esas, 2011/102 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu 2 63... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

2. Dairemizin 06.09.2022 tarihli ve 2021/12535 Esas, 2022/2767 Karar sayılı bozma ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sırasında tutanağa yansıtılan Mahkeme gözleminde “taşınmazın kuzeyinden yola kadar 40-50 metre kısmının yoğun orman ağaçları ile kaplı olduğu, taşınmazın diğer kısımlarında da orman ve meyve ağaçlarının bulunduğu” yazıldığı, keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişisi raporunda da taşınmazın içinde meyve ağaçları ile birlikte orman ağaçları olduğundan bahsedildiği, buna karşılık ziraat bilirkişisi raporunda -Mahkeme gözleminde ve orman bilirkişisi raporunda bahsi geçen- orman ağaçlarından hiç bahsedilmediği, taşınmazın kapama fındık bahçesi olduğu ve üzerinde çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğunun yazıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilirken bu çelişkili husus üzerinde durulmadığı gibi taşınmazda bulunan orman ağaçlarının yaşı ve dağılımı konusunda bilirkişilerden rapor alınmadığı, tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları incelenmediği, en eski tarihli hava fotoğrafı üzerinde taşınmaz konumu gösterilirken dava konusu taşınmazı çevresi ile birlikte gösterir kadastro paftası ile hava fotoğrafları ölçekleri eşitlenmek sureti ile çakıştırma yapılmadığı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları -gerçeğin bir resmi olan- hava fotoğrafları kullanılarak düzenlenen bilirkişi raporlarının denetlenmediği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ilişkin memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı getirtilerek yeniden keşif yapılması, hava fotoğrafları stereoskopik olarak incelenerek zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığının ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanması" gereğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımının, 1940'lardan beri zirai faaliyet ve 1966 dan beri fındık bahçesi özelliğini gösterir nitelikte olduğu, bilirkişi raporlarına göre bu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp zilyetlikle kazanmaya uygun olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. madde koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı Hazine adına kayıtlı olan dava konusu 2 63... parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi ... , ziraat mühendisi ..., harita mühendisi Ümit Kural ve yüksek orman mühendisi ...'ın 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5.008,04 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile, iptal edilecek bu kısmın aynı yer son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, kalan kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Hazine temsilci temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin 1. fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14. madddesi

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§