Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/6537 E. 2026/62 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/19 E., 2024/251 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan bir parça tespit dışı taşınmaz üzerinde lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2015 tarihli ve 2014/433 Esas, 2015/338 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne ve dava konusu 1754 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 1/3’er hisse ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/9555 Esas, 2021/11635 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu taşınmaz hakkında usulünce orman araştırması yapılmadığı, bu kapsamda, taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı veya taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına tabi tutulup tutulmadığı hususlarının araştırılmamış olduğu, ayrıca taşınmaz tapusuz ise, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/3. maddesi uyarınca Orman İdaresinin davada taraf olması gerektiğinin gözetilmediği, dava konusu taşınmaz tapulu ise tapu kaydının iptaline, tapusuz ise tapuya tesciline dair hüküm kurulması gerektiği halde, davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptaline dair hüküm kurulmasının hatalı olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı taraf yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu Sinop ili ... ilçesi ... köyü eski ... parsel sayılı, yeni tescil harici alan kadastro tespitinin iptali ile bu taşınmazın 8/32 hissesinin davacı ... adına, 8/32 hissesinin davacı ... adına, 4/32 hisse oranında davacı ... adına, 3/32 hisse oranında davacı ... adına, 3/32 hisse oranında davacı ... adına, 3/32 hisse oranında davacı ... adına, 3/32 hisse oranında davacı ... adına tapuya tesciline, davacı tarafça yapılan 25,20 TL başvurma harcı 51,25 TL peşin harç, müzekkere, posta, bilirkişi vs. ücretler 11.065,77 TL'nin toplamı olan 11.142,22 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili temyiz dilekçelerinde; taşınmazda davacı taraf yararına kazanma koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan 23.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.465,80 m² yüzölçümündeki yerin fiilen orman ağaçlarıyla kaplı olduğu ve davacının kullanımının bulunmadığı belirtildiği halde bu hususun dikkate alınmaması ve dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olmasına rağmen kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olması ve ayrıca eldeki dava yönünden yasal hasım konumunda bulunun davalılar aleyine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu dikkate alınarak, hükme esas alınan 23.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve fiilen orman ağaçlarıyla kaplı olan 1.465,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine, aynı rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşan 3.117,71 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden ise davanın kabulü ile kadastro tespitinin iptaline dair hüküm kurulmaksızın bu bölümün davacılar adına tapuya tesciline hükmedilmeli ve eldeki davanın mahiyeti gereği davanın kabulüne karar verilen kısım yönünden yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması ve davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilerek, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§