Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/6339 E. 2026/419 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2014/1 E., 2024/11 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro sırasında, Çorum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 54... ve 1 56... parsel sayılı sırasıyla 4.957, 69... .245,99 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiş, bilahare Kadastro Komisyon kararı ile satın alma, irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 1 54... parsel sayılı taşınmazın ..., 1 56... parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tesciline karar verilmiştir.

2. Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacı ... vekili dava dilekçesinde, 1 54... ve 1 56... parsel sayılı taşınmazlar hakkında satın alma, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2012 tarihli ve 2009/10 Esas, 2012/9 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarihli ve 2013/2948 Esas, 2013/4597 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerine, dava konusu taşınmazların kim tarafından satın alındığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi ve alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "davalılar tarafından sunulan senetlerden Gayri Menkul Satış ve Sözleşme Senedi başlıklı tarihsiz senedin mevki ve hudut olarak uymadığı, Gayrimenkul Alım Satım Senedi başlıklı 07.01.1970 tarihli diğer senedin ise mevki ve hudut olarak uymakla beraber içeriğinin teyit edilemediği, taşınmazların geçmişte bir bütün olarak eski malikinden ..., ... ve ... kardeşlerce satın alındığı, bir süre ortak kullanıldığı, sonra fiili taksim ile taşınmazın ...'ın kullanımına bırakıldığı, vefat edene kadar ...'ın zilyet olup ölümünden sonra mirasçılarının zilyet olduğu ve ... mirasçıları arasında yapılan taksimle de taşınmazların davacıya verildiği" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, 1 54... ve 1 56... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanaklarının iptaline, taşınmazların yüzölçümü ve niteliği kadastro komisyon tutanaklarındaki ile aynı kalarak davacı ... adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini, dinlenen mahalli bilirkişilerin yaşları itibariyle taşınmazların öncesini bilemeyeceklerini, dinlenen kişilerin beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ve taşınmazların davalıların murisi tarafından 1970 tarihli senetle satın alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların davacı ile davalıların murisi tarafından birlikte mi yoksa davalıların murisi tarafından tek başına mı satın alındığı, davacı ile davalıların murisi tarafından birlikte alınmış ise taksimen davacıların murisine intikal edip etmediğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§