"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/177 E., 2024/969 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/42 E., 2022/671 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in Diyarbakır'da Kurulu ... Vakfının tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitini, işbu talep kabul görmez ise vakıf evladı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu vakfın mülhak vakıf olduğunu, yasal zorunluluk gereğince kurumun hasım olduğunu, davacı tarafından davanın ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde; davacının ön batın tertibinde bulunmadığını, vakfın zorunlu hasım olması nedeniyle taraf olarak gösterildiğini, davacının babasının ve dedesinin vakıf evladı olmaları, galleye müstehik olduğu ve tevliyete ehil olduklarına dair kararın bulunması halinde karar verilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakfiyede gelirlerin batın tertibi üzere taksiminin belirlendiği, mütevellinin de bunlar içinden en dürüst ve olgun, bu işi yapabilecek birisinin olması şeklinde şart koşulduğu, vakfiyenin genel ruhuna göre galle fazlasını hak etmeyen alt batından birilerinin mütevelli olmasının mümkün olmadığı, vakfın tevliyetinin dolu olmasının tevliyete ehil olmaya dair dava açılamayacağı anlamına gelmeyeceği, davacının babası ...’in Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/177 Esas ve 2014/616 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2014/17308 Esas ve 2014/18599 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, kesinleşen ilamına göre söz konusu vakfın galleyi müstehik evlâdı ve hâlen de birinci batın galle alan evladı olduğundan bu durumda davacının, tevliyet için dolaylı yoldan lâzım-ı zarurî olan "1. batın galleyi müstehik vakıf evlâdı olma" vasfını taşımadığının âşikâr olduğu, dolayısı ile tevliyet için ön şart olan 1. batın vasfını taşımadığı ve davacının "tevliyete ehil" olma talebinin kanuni şartlarının oluşmadığı, davalı vakfa ait vakfiyede katı batın tertibi uygulamasının bulunduğu, üst batın galleyi/tevliyeti müstehik evlat var iken alt batındakilerin tevliyete ehil olmalarının mümkün olmadığı, dolayısı ile tevliyete ehil olma yönünden davanın ispat edilemediğinin sabit olduğu, bu talep bakımından davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının terditli talebi olan "vakıf evladı" olduğuna dair tespit talebi bakımından Dairemizin 30.04.2019 tarihli ve 2017/16520 Esas, 2019/4462 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere “bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soybağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtayın 24.02.1943 tarihli ve 27/11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kan bağı ilişkisinin kurulması”nın yeterli görülmesi ve davacının babasının kesinleşmiş mahkeme ilamıyla söz konusu vakfın evladı olmuş olması karşısında vakıf kurucusuyla soybağının kurulduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarihli ve 1999/18-497 Esas, 1999/503 Karar sayılı ilamı gereğince "galle [tevliyet] için vakfiyedeki şartlar oluşmamış olsa da eğer davacının vakıf evladı olduğu tespit edilmişse galle [tevliyet] talebi reddedilecek, ancak vakıf evladı olduğuna karar verilecektir." şeklinde karar verilmesinin mümkün bulunması ve davacının da terditli talebinin bu doğrultuda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tevliyete ehil vakıf evladı olduğu tespiti isteminin reddine, davacının vakıf evladı olduğu yönündeki isteminin kabulü ile "davacının Diyarbakır’da kurulu Mülhak 942 H. /1536 M. tarihli ... el- ... oğlu ...-... oğlu ... oğlu ... Vakfı (Örfizâde ... Vakfı)’nın “vakıf evlâdı olduğu”nun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babası ...'in davalı Vakfın evladı olduğunun Mahkeme kararıyla tespit edildiği, kesinleşen ilama göre vakfın galleyi müstehik evlâdı ve hâlen de birinci batın galle alan evladı olduğundan davacının, tevliyet için dolaylı yoldan lâzım-ı zarurî olan 1. batın galleyi müstehik vakıf evlâdı olma vasfını taşımadığının âşikâr olduğu, dolayısı ile tevliyet için ön şart olan 1. batın vasfını taşımadığı ve davacının "tevliyete ehil" olma talebinin kanuni şartlarının oluşmadığı ve davalı vakfa ait vakfiyede katı batın tertibi uygulamasının bulunduğu, üst batın galleyi/tevliyeti müstehik evlat var iken alt batındakilerin tevliyete ehil olmalarının mümkün olmadığından tevliyete ehil olma yönünden davanın reddine, ancak davacının babasının vakıf evladı olduğuna ilişkin Mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde soybağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek, vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek tevliyete ehil vakıf evladı istemi reddedilmiş olmasına rağmen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılara ait soyağacı çizelgesinin bulunmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, terditli olarak açılmış olup öncelikle davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, işbu talep kabul edilmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
5737 sayılı ... Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20 maddesi ile değişik) uyarınca ...'nden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'ne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.