"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1475 E., 2024/1355 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 281 40... parsel (eski Antalya ili ... ilçesi ... köyü 1736 parsel) sayılı taşınmaz, 7.821,83 m² yüzölçümlü olarak limon bahçesi vasfıyla, beyanlar hanesinde "Taşınmazın üzerindeki 2 adet cam sera, 1 adet ev, 8 adet ayva, 2 adet Trabzon hurması, 200 adet limon, 3 adet zeytin, 2 adet dut, 4 adet nar ağaçları ...'e aittir." şerhi ile birlikte Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
2. Davacı ... vekili 28.08.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 281 40... parselin zilyedi olduğunu, bu yerle ilgili yapılan kadastro çalışmasında taşınmazın davacının babası ... adına tespit gördüğünü, buna karşı itiraz davası açıldığını, Hazinenin bu davaya, söz konusu yerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında kaldığından bahisle dahil olduğunu, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1995/74 Esas ve 1995/289 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın evveliyatının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve 1976 yılında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, davacının bu taşınmazı 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca satın almak istediğini, ancak tapu kaydında 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde belirtmesi olmadığı için kadastro müdürlüğünce kullanıcı tespiti, defterdarlıkça da satış yapılmadığını belirterek, kesin hüküm nedeniyle taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun ve 30.12.2011'den daha öncesinden beri müvekkilinin zilyet bulunduğunun tapuya şerhine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2020/21 Esas, 2020/123 sayılı kararı ile "Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazın 3.998,33 m²lik kısmının davacının zilyetliğinde olduğunun görüldüğü, taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulamasının 1988 tarihinde yapılarak 16.12.1989 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığının tespit edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 281 40... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerdendir, taşınmazın 3.998,33 m²'si ...'in kullanımındadır" şerhinin düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli kararına karşı, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/651 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda, dava konusu 281 40... parselin öncesinin Antalya Kadastro Mahkemesinin 1995/74 Esas ve 1995/209 Karar sayılı kararı ile orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesi ile Hazine adına tescil edilen 1736 parsel olduğu, anılan kadastro mahkemesi kararına esas orman bilirkişisi raporunda da eldeki dosyada alınan orman bilirkişisi raporunda da dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılan tahditle orman sınırı içinde kalmakla beraber 1976 yılında yapılan çalışmada orman sınırı dışına çıkarıldığının bildirildiği, ancak dosya kapsamına göre davaya konu yerde kullanım kadastrosu yapılmadığının anlaşıldığı, tapu kaydındaki belirtmenin muhdesat sahipliğine ilişkin olduğu, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, mahkemelerce idareyi zorlayıcı şekilde karar verilemeyeceği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın bir kısmının davacının kullanımında olduğuna yönelik hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 281 40... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğuna" ilişkin şerh düşülmesine, kullanım tespitine ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.02.2024 tarihli ve 2022/5566 Esas, 2024/882 Karar sayılı ilamıyla temyiz talebinin, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında olduğuna dair verilen şerhe yönelik olduğu, yerin halen 1942 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 2. veya 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılmadığı, davacının iddiasına dayanak yaptığı dava konusu yerin hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararında da, 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi ya da 2/B maddesi kapsamındaki alanda olduğu yönünde herhangi bir belirleme bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar dikkate alınarak, taşınmaz hakkındaki 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh verilmesi yönündeki davanın da reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Taşınmazın halen 1942 yılında kesinleşen orman tahdidinin içinde kaldığı, sonra yapılan orman sınırı dışına çıkarma çalışmalarına konu edilmediği, taraflar arasında görülüp kesinleşen Kadastro Mahkemesinin gerekçe kısmında belirtilen 2. madde veya 2/B madde belirtmesinin hükümde belirtilmediği, kesin hükümle bağlılığın, kural olarak hüküm fıkrasına münhasır olduğu ve gerekçeye sirayet etmeyeceğinden taraflar yönünden dava konusu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarıldığına ilişkin kesin hüküm oluşturmayacağı ve Dairemizin bozma ilamının da benimsendiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarılan alanda kaldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.