Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5124 E. 2025/2190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/168 E., 2024/383 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nusaybin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/698 E., 2023/335 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 08.08.2023 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Ek kararın ilgili kişiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ilgili kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro güncelleme çalışmalarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mardin Kadastro Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 06.10.2022 tarih ve 2022/17 E. 2022/111 K. sayılı kararıyla davanın mülkiyet hakkı tesisine ilişkin olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine, yetkili ve görevli Mahkemenin Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosya görevli Mahkemeye gönderilmiştir. Yargılama Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/698 E. sayılı dosyası üzerinden devam etmiştir.

Davacı vekili 16.03.2023 tarihli dilekçe ile ..., ..., ... ve ...'in vekili olduğunu ve bu kişilerin davacı olarak davaya kabul edilmelerini beyan ederek ıslah talebinde bulunmuştur. Davalı Hazine vekili ıslah yoluyla davacı tarafın değiştirilemeyeceğini ve taraf değişikliğini kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın mahalle olması nedeni ile bir tüzel kişiliği bulunmadığı ve taraf ehliyeti bulunmadığı, taraf ehliyetinin bulunmaması sebebi ile aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı, davacı tarafın ıslah ile davacıların değiştirilmesi talebinde bulunmuşsa da taraf değişikliği yapılmasının mümkün olmadığı ve talebinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün ilgili kişiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 08.08.2023 tarihli ek kararındaki istinaf talebinde bulunanların dosyada taraf sıfatı bulunmadığı, davacının ... ... olduğu, yargılama aşamasında ıslah talebinde bulunularak davacıların ..., ..., ... ve ... olarak değiştirilmesi talep edildiği ancak davacı taraf değişikliğinin yerinde görülmediği ve davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği gerekçesi ile ilgili kişiler vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Ek kararın ilgili kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava dilekçesinde gösterilmeyen kişinin dava açıldıktan sonra ihbar veya dahili dava dilekçesi ile taraf sıfatını kazanamayacağı, ıslah yoluyla dahi taraf değişikliğinin mümkün olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile ilgili kişiler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı ilgili kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup ilgili kişiler vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§