"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/298 E., 2024/1077 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/261 E., 2022/223 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 42... parsel sayılı 1.246,372 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu parsel 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhi yazılmak suretiyle ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ... Eğitim Turizm Tesisleri Sanayi ve Ticaret ... Şirketinin itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 no.lu orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 no.lu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile bir kaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (B) harfi ile gösterilen 827,37 m² lik alanın kıyı kenar çizgisinde kaldığının tespit edildiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 43. maddesi gereğince kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan, mülkiyete yani tapuda tescile konu olmayan bir konumda olduğu, (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise imar-ihya şartı sağlanmadığı gibi bu yer de taşınmazın komşusu olan 3 42... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte blok halinde değerlendirildiğinde, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde tarif edilen orman içi açıklık vasfında olduğu, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile (B) harfi ile gösterilen 827,37 m²lik kısmın bu parselden ifraz edilerek kıyıya terkine, 19.09.2022 tarihli fen bilirkişi raporunun eki krokisinde dava konusu 3 42... parsel içerisinde sınırlandırılıp (A) ile gösterilen 419,00 m²lik kısmın aynı ada parsel numarasıyla ve tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, Mahkemenin kıyı kenar çizgisi değerlendirmesi yapması ve bu yönde talep dışı karar vermesinin hatalı olduğunu, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiler bulunduğunu, yargılama sırasında bildirdikleri delilleri toplanmadan, tanıklarının tamamı dinlenmeden eksik inceleme sonucu verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.