"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/209 E., 2024/152 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı/davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili, davacı/davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 11 86... parsel sayılı 6.004,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine," 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parselin 1982 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına; 11 86... parsel sayılı 2.509,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak ve 22.12.2016 tarihli kadastro komisyon incelemesi sonucu parselin ... oğlu ...'in fiili kullanımına bırakılmasına karar verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; 11 86... parsel sayılı 19.156,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılmak suretiyle davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş olarak tespit edilmiştir.
2. Asıl davada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz mallarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan tahdit ve tespit çalışmalarında 11 86... parsel sayılı taşınmazın ... kullanımında olduğunun tespit edildiğini, 2010 - 2012 uydu fotoğrafları ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede taşınmazın üzerinde bir kullanımın olmadığını beyan ederek, taşınmazın kadastro tespitinde görünen hak sahipliklerinin iptaline ve askı ilan cetvelinin beyanlar hanesine konulan kullanıcı kaydı belirtmesinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı Hazine vekili, birleşen 2017/21 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine istinaden yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz malların 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre tahdit ve tespitlerinin yapıldığını, 11 86... parsel sayılı taşınmazın davalının kullanımında olduğuna dair ifadenin askı ilan cetvelinde yer aldığını, yapılan incelemede dava konusu taşınmazın tamamının çalılık olduğunun anlaşıldığını, herhangi bir kullanımının bulunmadığını beyan ederek, davalı adına konulan kullanıcı belirtmesinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili, birleşen 2017/39 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı şirketin, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca gerçekleştirilen çalışma kapsamında İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 11 86... , 2 ve 3 parsel numaralı taşınmazların zilyedi ve fiili işgalcisi olmasına rağmen, bu taşınmazların başka malik ve Hazine tarafından kullanıldığının belirtildiğini belirterek, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
5. İzmir Kadastro Müdürlüğünce, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 11 86... parsel sayılı taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/152 Esas sayılı dosyasında davalı olması nedeniyle malik hanesi ve beyanlar hanesi boş bırakılarak düzenlenen kadastro tutanak aslı 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilerek mahkemenin birleşen 2017/59 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiş ve bu dava dosyası, davaya konu taşınmazın 2017/20 Esas sayılı dosyada da dava konusu olması nedeniyle anılan dosyayla birleştirilmiştir.
6. Davacı ... vekili, birleşen 2017/164 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; davacının İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... mevkiinde kain 28308 m²lik arazinin kadim zilyedi olduğunu, davacının bu arazinin orman sınırları içerisinde kalmasından dolayı yargılandığını ve ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/141 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile zilyet olduğunun tespit edildiğini, söz konusu alanın tel örgü çekmek ve atık demir tozu olarak adlandırılan cürüf dökmek suretiyle davalı tarafından işgal edildiğini, bu alanın 2/B sınırları içerisinde olup davalı tarafından usul ve kanuna aykırı şekilde ele geçirilmek istendiğini, davacının tasarruf haklarının kısıtlandığını ve çevre mevzuatına aykırı şekilde araziye tecavüzde bulunulduğunu, ... Noterliği'nin 11.07.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıya ihtar çekildiğini, kamu tasarrufu altında bulunan taşınmazın zilyedi olan davacının idari olarak da ... Kaymakamlığı'na başvuruda bulunduğunu, 2/B uygulaması yakın bir zamanda gerçekleşeceğinden tedbiren davalının tecavüzünün önlenmesi ve arazinin kullanımının engellenmesi için ihtiyati tedbir talep edildiğini belirterek, davalının tecavüzünün define karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilkeçesinde; açılan davaları kabul etmediklerini, birleşen davalarda ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekilinin itirazlarının yersiz ve kötü niyetli olduğunu, davacının ezelden beri söz konusu taşınmazların maliki olduğunu, davacının davaya konu taşınmazlarla ilgili zilyetlik ile ilgili şikayet üzerine ... Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada ezelden beri zilyet olduğunun tespit edildiğini, bunun dışında davacı tarafından söz konusu arazinin ekilip biçildiğini, ancak 2012-2013 yılı sonlarında davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ trafından davacının zorla dışarı atılmak istendiğini, akabinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/152 Esas sayılı dosyasının ikame edildiğini belirterek, davalı-karşı davacı Hazine ve ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin itirazlarının reddine, davalı adına davaya konu parsellerin tesciline karar verilmesini talep etmiş; davalı vekili 18.04.2019 tarihli duruşmada, dava konusu 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kullanıcısının ... olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesine, karşı davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile birlikte 11 86... ve 2 parsellerin davalı şirket tarafından kullanılması dolayısıyla ... Mal Müdürlüğü'ne ve ... Müdürlüğü'ne kiralama talebinde bulunulduğunu, bu başvurular dışında davalı şirketin enerji ihtiyaçları doğrultusunda trafo ve enerji nakil hattı tesisi ile ilgili de üst kullanım hakkına esas başvuruların da ... Müdürlüğü'ne yapıldığını, bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile yapılan tespitin iptal edilerek İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 11 86... , 2 ve 3 parsel numaralı taşınmazların davalı şirket adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiş; davalı vekili 18.04.2019 tarihli duruşmada; davalı taşınmazlar hakkındaki tescil taleplerini davalı şirket lehine beyanlar hanesine kullanıcı şerhi konulması şeklinde düzelttiklerini, dava konusu 11 86... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kullanıcısının davalı şirket olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesine, karşı davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davacı tarafın dava konusu taşınmazların adlarına tescil edilmesi talebi yönünden davayı görmeye Kadastro Mahkemesi görevli olmadığından davacı tarafın bu talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesini, davanın İdare bakımından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/20 Esas, 2019/33 Karar sayılı önceki kararıyla; "... dava konusu taşınmazların önceden orman sınırları içinde olduğu, 1993 yılında kesinleşen 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması ile 2/B arazisi niteliği ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, eylemli orman olmadıkları, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın 2013 yılına kadar tarım yapılabilir durumda olduğu, 2013 yılından itibaren davacı şirket tarafından hurda depolama alanı olarak kullanıldığı, dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazların üzerinde çok yıllık otsu bitkilerin ve zeytin ağaçlarının bulunduğu, üzerindeki taşların toplanması ve toprak işlemesi ile tarım yapılabilir durumda düşük verimli arazi niteliğinde oldukları, davacı Hazine tarafından dava açılan 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesi gereği kullanım kadastrosu yapıldığı, dava tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 9. maddesinin (2) no.lu benti ile "bu kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur" hükmü getirildiği, davacı Hazinenin, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonraki tarihte, taşınmazların davalı ...'in kullanımında olmadığını ve bu nedenle davalı ... lehine kullanım şerhi verilmesinin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek kullanım şerhinin iptali istemiyle dava açtığı, 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi gereğince dava tarihine göre davacı Hazine tarafından davalı ... aleyhine açılan davaların dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği; davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili tarafından dava konusu 11 86... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastro tespitinin iptal edilerek dava konusu taşınmazların davacı şirket adına tespit ve tesciline karar verilmesi talebiyle açılan davada, davacı şirket vekili duruşmadaki beyanında taleplerini beyanlar hanesine davacı şirket lehine kullanıcı şerhi verilmesi şeklinde düzelttiklerini beyan ettiği, davacı ... vekili dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının davacı olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini talep ettiği, tüm dosya kapsamına göre dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın 2013 yılından itibaren davacı şirket tarafından hurda depo alanı olarak kullanılmaya başlandığı ve tespit tarihinde taşınmazın davacı şirketin fiili kullanımında olduğunun sabit olduğu, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın etrafına davacı şirket tarafından 2014 yılında tel örgü çekilmesi suretiyle davacı şirketin kullandığı arazinin sınırlarının belirlendiği, tel örgünün dışında kalan dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit tarihinde ve öncesinde davacı şirket tarafından fiili olarak kullanılmadıklarının sabit olduğu ..." gerekçesiyle, davacı şirket tarafından 11 86... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davaların reddine, davacı ... tarafından 11 86... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın tespit tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olması nedeniyle malik hanesi ve beyanlar hanesi boş olarak tutanak düzenlendiğinden ve mahkemece re'sen tespiti gerektiğinden dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde davacı şirketin kullanımında olduğunu şerhi yazılarak tespitteki niteliği ve miktarı ile Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacı Hazine ve davacı şirket tarafından açılan davaların reddine karar verilmiş olmakla dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın 22.12.2016 tarihli kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline, davacı şirket tarafından Orman İdaresi aleyhine dava açılmışsa da Orman İdaresinin tutanaklarda tespit maliki ya da kullanıcı olarak gösterilmediği ve davalı taraf sıfatı bulunmadığından husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli ve 2019/1296 Esas, 2020/367 Karar sayılı kararıyla; davacı-birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine ve konuya ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/2908 Esas, 2015/2952 Karar sayılı kararına göre ve taşınmaz maliki olarak Hazine tarafından istenilen yönde tasarrufta bulunulabileceği, devir, temlik veya tahsis edilebileceği de gözönüne alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen dosya davacısı ve davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile birleşen dosya davacısı ve birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmaz kullanıcısının birleşen dosya davacısı ve davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu belirlenerek davasının kabulüne, birleşen dosya davacısı ve birleşen dosya davalısı ...'in davasının reddine ve dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazların kullanıcısı olmadığı belirlenerek, birleşen dosya davacısı ve davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin davasının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine; birleşen dosya davalısı Orman İdaresi vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Orman İdaresinin sadece birleşen dosya davacısı ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından açılan Mahkemenin 2017/39 Esas sayılı dava dosyasında davalı olarak yer alması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince Orman İdaresinin lehine tek vekalet ücretine karar verilmesinde usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı/davalı Hazine vekili, davacı/davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2021/7022 Esas, 2024/45 Karar sayılı ilamıyla; "... Davacı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Birleşen dosya davacısı/davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın 2013 yılından itibaren ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından hurda depo alanı olarak kullanılmaya başlandığı ve tespit tarihinde taşınmazın şirketin fiili kullanımında olduğunun sabit olduğu değerlendirilerek ...'in davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 27.01.2009 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 5831 sayılı Kanun'la 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. maddenin 1. fıkrası, "6831 sayılı Kanun'un 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanun'a 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'la (1744 sayılı Kanun) değişik 2. maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlar'la değişik 2. maddesinin (B) bentine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir." hükmünü, yine 26.04.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 14. fıkrası ise, "Kadastro Müdürlüklerince 2/B alanları hakkında bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerinde ve kadastro tutanaklarında; bu alanların fiili kullanım durumları, varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, bu yerlerin ve üzerlerindeki muhdesatın 31.12.2011 tarihinden önce olmak üzere ne zamandan beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı gösterilir ve bunlar tescil edildikleri veya kesinleştikleri tarihten itibaren en geç bir ay içinde idareye gönderilir." hükmünü ihtiva etmekte olup, İlk Derece Mahkemesince anılan Kanun hükümleri çerçevesinde, dava konusu edilen taşınmazı 31.12.2011 tarihi ve öncesinde kimin kullandığı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılması gerekmektedir. Hal böyle olunca, 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca, 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen veya bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanakları ya da kesinleşmiş Mahkeme kararları esas alınarak oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerin hak sahibi olacağı, ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 31.12.2011 tarihinde ve bu tarihten önce dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazda fiili kullanımı olmadığının mahalli bilirkişiler, tutanak bilirkişileri ve tanıkların birbiriyle uyumlu beyanları ve 28.06.2018 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." denilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca, 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen veya bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanakları ya da kesinleşmiş mahkeme kararları esas alınarak oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerin hak sahibi olacağının, ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 31.12.2011 tarihinde ve bu tarihten önce dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazda fiili kullanımı olmadığının mahalli bilirkişiler, tutanak bilirkişileri ve tanıkların birbiriyle uyumlu beyanları ve 28.06.2018 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, birleşen davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın subut bulmadığından reddine; davacı taraflarca dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davalar yönünden mahkemenin 18.04.2019 tarihli ve 2017/20 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararıyla verilen hükümler onanarak kesinleştiğinden dava konusu 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; birleşen davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın subut bulmadığından reddine; birleşen davacı ... tarafından dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, dava konusu 11 86... parsel sayılı taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeniyle malik hanesi ve kullanıcı tespit hanesi boş olarak düzenlenen kadastro tutanak aslı mahkemeye gönderildiğinden ve 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi gereğince re'sen tescili gerektiğinden, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 11 86... parsel sayılı taşınmazın 19.156,08 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu parsel ... T.C. kimlik numaralı ...'in kullanımındadır ve üzerinde zeytin ağaçları bu kişiye aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı/davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili temyiz dilekçesinde; rapor ve beyanlar arasında herhangi bir uyum olmadığını, tanıkların beyanlarına bakıldığında, hemen hemen tüm tanıkların uzun süredir mevkiye gelmediklerini, kimin tarafından kullanıldığını bilmediklerini, davalı taşınmazlarda özellikle tespit bilirkişileri tarafından da ifade edildiği üzere tarım yapılmadığını, bunun doğal sonucu olarak da söz konusu parsellerin üzerinde ...'e ait bir muhdesatın bulunmadığını, yine tutanaklarda imzası bulunan tespit bilirkişilerinden ...'in de beyan ettiği üzere davalı 1 no.lu parselin davacı şirket tarafından kullanıldığını, tel örgüyle çevrilerek kendi taşınmazlarına dahil edildiğini ancak neden tutanakta bu hususlara yer verilmediğini bilmediğini beyan ettiğini, tanıkların çoğunun davalı taşınmazların ne zamandır kim tarafından kullanıldığını bilmediğini, 11 86... parselde dahil olmak üzere söz konusu taşınmazlar üzerinde ... tarafından tarım yapılmadığını, bunun doğal sonucu olarak da ...'e ait herhangi bir muhdesatın da var olmadığını, davacı şirketin Ek-1 krokide sarı renk ile görülen yaklaşık 200.000 m²lik fabrika arazisini 2003-2004 yıllarında satın aldığını, krokide davacı şirkete ait olan ve içerisine doğru girmiş taşınmazın dava konusu 11 86... parsel olduğunu, krokide görüleceği üzere davacı şirketin içine bir bıçak gibi girmiş taşınmazın davacı şirketin faaliyet gösterdiği demir çelik sektörü düşünüldüğünde davacı şirket tarafından kullanılması, onun zilyetliğinde olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, burasının davacı şirket tarafından; curuf, kütük, hurda malzeme alanı olarak ilk günden beri kullanıldığını, bozma gerekçeleri değerlendirmeden, istenilen hususlar araştırılmadan hüküm kurulduğunu beyan etmiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince lehlerine birleşen her dava için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmemesinin doğru olmadığını beyan etmiştir.
3. Davacı/davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... tarafından açılan ve Mahkeme tarafından verilen hükmün konusunun 11 86... parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitine ilişkin olup Hazinenin mülkiyetine ilişkin bir ihtilaf bulunmadığını, buna göre söz konusu uyuşmazlık, ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... arasında görülmesi gerekmekte olup Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair karar verilmesi gerektiğini, Hazine olarak açılan davaların İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 11 86... ve 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olup Mahkemenin gerekçeli kararında söz konusu taşınmazlara yönelik olarak verilen hükümlerin kesinleştiğini, buna karşılık vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulduğunu, bu durumun usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleşen dava dosyaları yönünden hüküm kurulmadan, tek bir dava dosyası varmış gibi tek bir hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini, davacı ...'in, dava konusu taşınmazı fiilen kullanmadığı dikkate alındığında, kullanıcı tespitinin doğru ve hakkaniyetli olmadığını, bu kapsamda 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcı ve/veya üzerindeki muhtesatın sahibi olarak gösterilen kişilerin, söz konusu taşınmazı kullanım durumunun devam etmesi ve bu durumun bütünlük arz etmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kimin zilyetliğinde olduğu noktasında toplanmaktadır.
2. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamıyla "davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazının reddine" karar verildiği, hükmün diğer temyiz edenlerin itirazlarının kabul edilerek bozulmasından sonra bozma ilamına uyularak yeniden verilen kararla da davalı ... İdaresi aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı, bu haliyle önceki hükmün davalı ... İdaresi yönünden kesinleştiği ve davalı ... İdaresinin bozma sonrası verilen İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Davacı/davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve davacı/davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı/davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve davacı/davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı / davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve davacı / davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı / davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ' den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.