Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4635 E. 2026/268 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/22 E., 2024/924 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/149 E., 2022/225 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 55... parsel sayılı 5.116,65 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanığının beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir. Bu parsel 1. Derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, davalı ...'ın itirazı kadastro komisyonunca reddedilmiştir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhdesat beyanının sicilden terkin edilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde askı ilanında belirtilen muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ettiklerini, hayvancılık faaliyetleri yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 4916 sayılı Kanun'un 4.maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (4706 Sayılı Kanun) Resmi Gazetede yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder" düzenlemesinin bulunmakta olduğu, dava konusu taşınmazın Hazineye ait olmayıp tespit harici bırakılmış yerlerden olduğu, 4706 sayılı Kanun'nun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce davalı tarafından yetiştirilen 1 adet aşılı zeytin ağacının bulunduğu, davacı tarafın, mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı ve dava konusu taşınmazın Hazineye ait olmayıp tespit harici bırakılmış yerlerden olduğundan 4916 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Resmi Gazetede yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesindeki, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder" düzenlemesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; salt komisyon tutanağı gibi tescile karar verilerek kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik ve sit şerhlerinin göz ardı edilerek infazda tereddüte mahal verecek şekilde eksik hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, kamu düzeni prensibi de dikkate alınarak davacı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kısmen kabulü ile sair istinaf itirazlarının reddine, kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi çamlık çalılık vasfıyla davacı Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet aşılı zeytin ağacı ... oğlu ...'a aittir" ve "Bu parsel 1. derece sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhlerinin yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 2003 yılı ve sonrasını gösterecek şekilde hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile ayrıntılı bir değerlendirme yapılarak ve mahalli bilirkişi ifadelerini denetlemeye elverişli şekilde yeniden düzenlenecek rapora göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde davalı lehine verilen şerhin terkininin iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§