Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4478 E. 2026/99 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/43 Esas, 2024/39 Karar

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan 1 42... parsel sayılı 162.651,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla 149.936,06 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 42... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde yapılan değişikliğin hatalı olduğunu açıklayarak, taşınmazın yüzölçümünün 162.651,38 m² olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... vekili ve ... vekili davanın reddini savunmuşlar; davalı ... ise, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/485 Karar sayılı önceki kararıyla, "uygulama kadastrosunda yapılan ölçümlerde hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 18.11.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/485 Karar sayılı önceki kararı, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2022 tarihli ve 2021/8483 Esas, 2022/1564 Karar sayılı ilamıyla, "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "1 42... parsel sayılı taşınmazın kuzey kısmında ilk tesis kadastrosunda tarla yolu olarak, uygulama kadastrosunda ise dere olarak gösterilen ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 12.949,79 m² alanın zeminde hiçbir zaman var olmadığı, bu alanın 1 42... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği, davalı olarak gösterilen ...'ın 1920 yılında öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı" gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 1 42... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, 21.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 12.949,79 m²lik tescil harici alanın 1 42... parsel sayılı taşınmaza eklenerek, 1 42... parsel sayılı taşınmazın 162.885,85 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, müvekkili belediye açısından davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak nitelikte olmadığına açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§