Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4430 E. 2026/266 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/13 E., 2024/666 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/120 E., 2022/227 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 85... parsel sayılı 3.966,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'ın itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 no.lu orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 no.lu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni

hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar -ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı davalı müvekkilinin murisi babası ... 'den intikal ettiğini, söz konusu taşınmazın yıllar boyunca ekonomik gelir sağlamak amacıyla davalı tarafından hayvancılık faaliyetleri kapsamında kullanıldığını, 20 yılı aşkın süredir kesintisiz zilyetliklerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında dava konusu taşınmazın herhangi bir belirtme yapılmaksızın tespit harici bırakıldığı, 1975-1992-20 09... tarihli hava fotoğraflarında orman alanı ile aynı vasıfta olduğu, 2003-2022 tarihli uydu fotoğraflarında ise makilerin taşınmazın %70-80'ini kapladığı, 1977-1996-2012 tarihli memleket haritalarında yeşil renkli alanda kaldığı, %36 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, imar ihyasının tamamlanmadığı, davalı tarafından da hayvancılık yapılarak kullanıldığı belirtildiğinden söz konusu kullanımın ekonomik amaca uygun zilyetlik şartını sağlamayacağı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır" şerhi yazılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1975, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında, çevre taşınmazlarla arasında ayırıcı nitelikte bir sınır yapısı, belirgin bir tasarruf şekli ve üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare bulunmadığı, üzerinde ağaç formları olduğu, 1977 tarihli memleket haritasında yeşil renkli çalılık rumuzlu, 19 96... tarihli memleket haritalarında yeşil renkli ibreli ağaç ve çalılık rumuzlu alanda kaldığı, imar ihyasının herhangi bir dönemde gerçekleşmediği, %36 eğimli olduğu, toprakta bol miktarda humus kalıntısı olduğu ve toprağın kırmızı kahverengi akdeniz toprağı olduğu, maki bitki örtüsünün bir kısmının yakın zamanda kesilip kenara yığıldığı, 2003-2022 yılları arası uydu fotoğraflarında taşınmazı %70-80 örten ağaç ve bitki formları bulunduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamında toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıdığı ve orman vasfında makilik alanlar olduğunun tespit edilmesi karşısında, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğu, bu konuda davacı Hazine vekilinin bir talebinin ve istinaf itirazının bulunmadığı, somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2. madde koşullarının da bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin babasının ölene kadar kara sabanla kuru tarım yaptığını, ancak genel olarak davaya konu taşınmazın hayvancılık faaliyetinde kullandığı, bu faaliyetin ekonomik gelir sağlamak amacıyla yapıldığı, bilirkişi raporu ve keşif zaptı arasında çelişkiler bulunduğu, orman vasfında olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§