Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4373 E. 2026/267 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2374 E., 2024/652 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/116 E., 2022/183 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 85... parsel sayılı 3.995,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'nin itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 no.lu orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 no.lu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarımsal faaliyetlerde kullanıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı müvekkilinin murisi ... tarafından yaklaşık 50 yıl önce toprak kaymasını önlemek ve imar-ihya amaçlı taraçalama ve sekiler yapıldığını, tarımsal faaliyet yapılabilmesi için dava konusu taşınmazın temizlendiğini, davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazın 1960'lı yıllardan bugüne kadar kesintisiz ve aralıksız zilyetliğini elinde bulundurduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde en az 25 yaşlarında mahsul veren zeytin ağaçlarının bulunduğunu, bu ağaçların bakımı ve hasadının davalı müvekkili tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında dava konusu taşınmazın herhangi bir belirtme yapılmaksızın tespit harici bırakıldığı, 1975, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında doğusunda bulunan orman alanı ile aynı vasıfta olduğu, 2003, 2022 tarihli uydu fotoğraflarında ise makilerin taşınmazın %40'ını kapladığı, doğusunda bulunan ormanla aynı vasıfta olduğu, 1977, 19 96... tarihli memleket haritalarında yeşil renkli alanda kaldığı, %30 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, imar-ihyasının tamamlanmadığı, her ne kadar 12.02.2002 tarihli senetteki sınırlar dava konusu parseli kapsıyorsa da keşif esnasında dinlenen davalı ile senet ve tespit bilirkişisi ...'ın senedi hatırlamadığını beyan ettiği, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1975, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında, çevre taşınmazlarla arasında ayırıcı nitelikte bir sınır yapısı, belirgin bir tasarruf şekli ve üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare bulunmayan ve kuzey bölümü ağaç bitki formları bulunan açık renkli görünümde olan taşınmazın güney bölümü üzerinde sık ağaç/bitki formlarının bulunduğu, söz konusu ağaç/bitki formlarının keşif esnasında taşınmaz üzerinde görülen birkaç adet zeytin ağacı ile yöreye özgü çalı ve maki bitkileri olduğunun düşünüldüğü, 1977 tarihli memleket haritasında taşınmazın kuzeyi açık renkli alanda, güneyinin çevre taşınmazlarda çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 19 96... tarihli memleket haritalarında taşınmaz üzerinde doğu, batı ve güney yönlerindeki taşınmazlarda çam ağacı ve çalılık rumuzu bulunan kuzeyindeki taşınmazlarda ise zeytinlik rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, parsel zemininin taş, kaya parçaları ile kaplı durumda olup üzerinde yeni arazi temizliği yapıldığı, maki ve çalı temizlendiği, zeminde bulunan taşların bir kısmının setler haline getirildiği, delicelerin temizlenerek aşılanmaya hazır hale getirildiği, taşınmaz üzerinde 2 adet delice üzerine aşılanmış 30-40 yaşlarında memecik cinsi zeytin ağacının bulunduğu, taşınmaz üzerinde başkaca kültür ağacının bulunmadığı ve herhangi tarımsal faaliyetin olmadığı, zemindeki toprağının uzun bir süredir işlem görmediği, dava konusu taşınmazın hiçbir dönemde imar ve ihya olmadığı, % 30 eğimli olduğu, humus kalıntısı bulunan kırmızı kahverengi Akdeniz orman toprağı olduğu, evveliyatı itibarıyla ve keşif günü itibarıyla, makilik çalılık bir alan olduğu, yüzeysel erozyon bulunduğu, doğusunda bulunan orman alanı ile birlikte ekosistem işlevlerini sürdürebilecek yeterli büyüklükte olan ve toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıyan makiliklerden olduğunun bildirildiği, dava konusu taşınmazın, alınan teknik bilirkişi raporu ile orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakta ise de; bu konuda davacı Hazine vekilinin bir talebinin ve istinaf itirazının bulunmadığı, somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2. madde koşullarının da bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin ekonomik amaca uygun imar-ihya ile zilyetliğinin bulunduğunu, keşif tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde çok sayıda zeytin ağacı olduğunun görüldüğü, bu zeytin ağaçlarının bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini, üstelik, taşınmaz üzerinde 30-40 yaşlarında aşılanmış zeytin ağacı olduğunun tespit edildiğini, öte yandan bilindiği üzere delice cinsi zeytin ağaçlarının aşılanmalarına gerek olmadığını, ağaçların aşılanmadan da ıslahı ve mahsulünün yaygın olduğunu, beyanlar hanesinde muhdesatların müvekkiline ait olduğu yönünde herhangi bir beyanın yazılmamasının yerinde olmadığını, taşınmaz üzerindeki zeytin ve harnup ağaçlarının müvekkili tarafından imar-ihya edildiği hususunun mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, orman vasfında olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§