"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/744 E., 2024/964 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/248 E., 2024/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 30... , 2 62... , 2 63... , 2 93... , 2 95... , 2 95... , 3 11... ve 3 72... parsel sayılı sırasıyla 190,15 m², 481,87 m², 242,52 m², 8.751,61 m², 4.172,90 m², 1.901,66 m², 58,32 m² ve 586,74 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tarla, bahçe ve arsa vasıflarıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde; Konya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2 30... , 2 62... , 2 63... , 2 93... , 2 95... , 2 95... , 3 11... ile 3 72... parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazların zilyetinin müvekkillerinde olduğunu, taşınmazlar üzerinde Hazinenin hiçbir hakkının olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ... Parkı sınırları içinde kalan taşınmazların, zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasının ve tapuya tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazların taksim sonucu davacılara murislerinden kaldığı, bir kısmının ise zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine müstakilen oluştuğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile asıl davada muris ... terekesi adına, birleşen davada davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline, taşınmazların "... Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan ve arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde, davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibarıyla zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu ne var ki, kararın infazı mümkün olmayacak şekilde tereke adına tescil kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince resen gözetilen nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline, taşınmazların "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edildiğini, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususun göz ardı edildiğini, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.