Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3862 E. 2026/381 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/34 E., 2024/96 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili, ...vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sonucunda, Sakarya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 664 parsel sayılı 28.858,34 m² yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına ahşap ev ve fındık bahçesi vasfıyla tespit edilmiş; tespite karşı ...tarafından hissedar olduğu iddiasıyla 03.01.1966 tarihli dilekçe ile komisyona itiraz edilmesi üzerine tapulama komisyonunca Tarım Bakanlığının 13.01.1968 tarihli yazısı doğrultusunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek, 664 parsel sayılı taşınmazın tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, komisyon kararı 31.07.1970 tarihinde ... ve ...’e tebliğ edilmiş, tespit maliki ... komisyon kararına karşı 08.09.1970 tarihinde ... Tapulama Mahkemesinde... aleyhine açtığı dava ile taşınmazın orman niteliği taşımadığı, vergi kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetlik koşullarının lehine oluştuğunu belirterek, komisyon kararının iptalini talep etmiş, ... Tapulama Mahkemesinin 19.03.1971 tarihli ve 1970/24 Esas, 1971/10 Karar sayılı kararıyla komisyon kararının kesinleştiği gerekçesiyle 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş; hükmün, temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 29.02.1972 tarihli ve 1972/1370 Esas, 1972/1434 Karar sayılı ilamıyla davanın komisyon kararının kesinleşmesinden sonra açıldığı, bu halde görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek, “görev yönünden reddi” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve karar 11.04.1972 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Davacı ... vekili Avukat ... tarafından 02.07.2003 tarihinde Hazine, ...ve ... Kişiliğine karşı dava açılarak; 664 parsel sayılı taşınmazın 1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında orman olduğundan bahisle tescil harici bırakıldığı, ancak 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarıyla taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı ve bu tarihten beri davacının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin sürdüğü belirtilerek, taşınmazın davacı ... tapuya tescili talep edilmiştir. Yargılama sırasında Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/3 Esas ve 2003/3 değişik iş sayılı dosyası nedeniyle ... Genel Müdürlüğüne (...) ihbarda bulunulmuştur.

3. ... tarafından 01.06.2016 tarihli dilekçe ile davaya müdahale talep edilerek taşınmazın 9.000 m²lik bölümünün kendisine ait olduğu, bunun 4.000 m²lik kısmından isale hattı geçtiği, davanın ... tarafından takip edildiği, ölümünden sonra davacı ...'in çocuklarının davayı sürdürdüğü ve ileride ihtilaf yaşanmaması için müdahil olmak istediği bildirilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Karasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2007 tarihli ve 2007/411 Esas, 2007/446 Karar sayılı kararıyla davanın reddine, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü davada taraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.04.2015 tarihli ve 2014/8620 Esas, 2015/2424 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı "orman ve zilyetlik araştırmasının usulünce yapılması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 29.03.2021 tarihli ve 2016/167 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararı ile ... Kadastro Mahkemesinin yörede geçici 8. madde çalışmalarının yapıldığı ve eldeki davanın bu çalışmalar sonucu 2 07... parsel altında sınırlandırıldığına ilişkin yazısına istinaden görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine, ... ili ... ilçesi ...Mahallesinde bulunan 2 07... parselin 14.08.2023 tarihli teknik krokide (A) harfiyle gösterilen 5.541,78 m²lik kısmının “kargir yapı ve bahçesi”, (C) ve (D) harfleriyle gösterilen sırasıyla 7.393,51 m² ve 6.087,14 m²lik alanların “fındık bahçesi” niteliğiyle ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 9.576,03 m²lik “fındık bahçesi” niteliğindeki kısmın mülkiyetinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar Hazine, ...ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz (aktarılan) istemine ilişkindir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine, ...ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hâkimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki; hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünün tescile tabi olmayan yerlerden olmadığı ve ... tarafından kamulaştırıldığı anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz bölümü yönünden ... adına tescil kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar Hazine, ...ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

(V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar Hazine, ...ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2.2) numaralı bendinde bulunan "mülkiyetinin tespitine" kelimelerinden sonra gelen "(B) harfiyle gösterilen alanın kamulaştırma kapsamında kalması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999. maddesi uyarınca TAPUYA TESCİL KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" ifadelerinin çıkartılarak yerine "(B) harfiyle gösterilen alanın ... Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§